Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Antakya’nın güzel dokusu, 3 Aralık’ta Çember ile vizyonda!

Antakya’nın tüm güzelliklerini ve dokusunu anlatan Çember filmi, 3 Aralık’ta

Antakya’nın tüm güzelliklerini ve dokusunu anlatan Çember filmi, 3 Aralık’ta herkesi Kadıköy Sineması’na bekliyor. Berkan Aktepe ile Çember filmini, Antakya’yı ve projelerini konuştuk.

Berkan Aktepe’yi tanıyabilir miyiz?

Uzun yıllardır film sektöründe reji alanında çalışmaktayım. Antakyalıyım. Genellikle bağımsız filmlerin projesinde yer aldım. 2013 yılında Antakya’nın Gezi Sürecini anlatan Gezi Belgeseli’ni yaptım. Hemen arkasından kendi dilimiz olan Arapça 2 film çektim. Şu anda 22 dakikalık Ankara ve İzmir film festivallerinde de gösterilen Çember filmini çektik.  Sektörde yönetmen asistan olarak çalışmaya devam ediyorum.

Çember filmi deprem öncesi Antakya Sokaklarını anlatıyor. Filmde verilmek istenen mesaj nedir?

Deprem üzerinden 10 ay geçti. Biz filmi 6 Şubat deprem felaketinden 5 ay önce çekmiştik. Biz dar sokaklarla bağ kurup, bir nevi iyileştirme olan apartman hikayesi çektik. Bizi derinden etkileyen duygusal bir film.  Çünkü filmde gösterilen Antakya’nın herkes tarafından bilinen tarihsel yerleri, dar sokaklar, köprüsü, avlulu evleri, apartmanları özellikle kentin dokusu, hafızası şu an yok. Filmde görülen yerler yok oldu. Bu film bizden çıkarak tüm insanlığa seslenen bir mektuba dönüştü. Antakya ile bağ kuran tanıyıp, tanımadığım herkesin filmi olacak. Filmin mesajıyla ilgili defalarca altını çizerek belirttim, tekrar söyleyeyim. Tanıdığım ya da tanımadığım insanlarla benzer duygularla izlenecek bir film. Herkesin kendinde bir parça bulacağı film olacak. O anlatılamayacak kadar değerli olan Antakya’nın büyülü sokaklarının güzelliğini tekrar yaşatmak adına Benim açımdan buruk bir mutluluk olacaksa da filmin vereceği mesajlar böyle.

Filmde yer alan oyuncular kimler?

Yılların usta oyuncusu Serhat Özcan, Tuğçe Yolcu, Kürşat Demir, Nazan Ekinci, kukla sanatçısı Mehmet Erbil ve Antakya’nın birçok yardımcı oyuncusu.

Film 3 Aralık’ta Kadıköy Sineması’nda gösterilecek. Orayı seçmende belirleyici etken ne oldu? Kadıköy’ü kültür ve sanat açısından nasıl değerlendiriyorsun?

Çember filminin Kadıköy Sinemasında gösterilecek olması onur verici bir durum. Film sektöründe içinde yer aldığım filmler de Kadıköy Sinemasında gösterildiğinde bile çok heyecanlanırdım.  Şu an ise benim filmim gösterilecek. Kadıköy, sanatın merkezi ve müthiş bir değer. Kadıköy’ü; canlı, renkli, müthiş bir tiyatro ağı olan, konser ve diğer etkinliklerin çok güzel geçtiği, insanların yoğun ilgi gösterdiği kültür ve sanat yeri olarak değerlendiriyorum. Kadıköy Sinemasını da Kadıköy’ün kalbi olarak görüyorum.

Filme gelmek isteyenlere vermek istediğin mesaj nedir?

Biz film ekibi olarak, 3 Aralık’ta hem Antakya’nın hem güzelliklerini hem de Antakya’yı konuşacağız. Bize her yerde 10 aydır Antakya’nın yıkımları gösteriliyor. Antakya’yı hiç görmeyen, bilmeden filme gelen insanlara ‘Deprem Öncesi Antakya’ göstereceğiz. Filme gelen insanlara bunu göstermek istiyorum.  Film sonrası da ekiple beraber gelen misafirlerimizle Antakya’yı konuşacağız. Dostlarımızı görmek istiyoruz. Birbirimize Antakya’nın hoşgörü kültürü ile sarılmak istiyoruz. Antakya’nın bir bağ olduğunu ve bu bağla birbirimize sıkıca tutunduğumuzu o gün hissettirmek adına benim ve gelen konuklar açısından çok önemli bir gün olacak. Kendi çabalarımızla herhangi bir yerden destek almadan gösterime taşıdığımız bu filmin geniş bir seyirci kitlesi buluşması bizleri mutlu edecektir. Antakya ile gönül bağı kurmuş olan herkesi filme bekliyorum.

Gençliğin Armutlu Mahallesi’nde geçti. Yakınlarda başka bir projen olacak mı?

Antakya hikayeleri anlatmaya devam edeceğim ama şu an Antakya’nın bu halini anlatmak istemiyorum. Acılarımız taze ve hala dinmeyen yaralarımız var. Armutlu Mahallesi benim gençliğimin geçtiği, paylaşmayı, direnmeyi, arkadaşlıklar ile dostluğu öğrendiğimiz ve Gezi’de kaybettiğimiz arkadaşlarımız açısından çok önemli bir yer. Direnirken bir elimizde kamera bütün olup bitenleri kaydedip, bir belgesele dönüştürüp tarihe not düşmüştük. Direnen sevgi belgeseli ile gururunu ve onurunu yaşıyorum.  Ayrıca Antakya tarihi ve kültürel dokusu, mozaiği açısından oldukça zengin bir kent. Bu nedenle, Antakya ile ilgili her daim bir şeyler üretmeye devam edeceğim. Antakya sinema yaşantımda her zaman bütün değer ve varlığını korumaya devam edecektir. Bu nedenledir ki Antakya’nın güzelliklerini anlatmak bir yönetmen olarak boynumun borcu olacaktır.