Türkiye’nin önemli sanat kurumlarından Arter, sanat kitapları yayıncılığında da nitelikli işlere imza atıyor. Arter Yayınlar ve İçerik Koordinatörü Süreyyya Evren ile yayın politikalarını ve yakın dönem projelerini konuştuk.
Süreyyya Evren; “Arter’in bugüne dek süren pratiğinde, doğrudan yeni sanat eserlerinin üretilmesine verilen sürekli desteğe sanata dair düşünce üretimini yeni metinlerin doğmasını teşvik ederek desteklemek eşlik ediyor. Sanata dair bilginin nasıl yapıldığını önemseyerek bellek tutmak, bu süreçte ortaya konan çalışmaların titizlikle belgelenmesi ve nesne olarak kitabı önemseyen özgün grafik tasarımlarla cisimleşmesi esas” dedi.
Sanatın hangi alanlarına yönelik kitaplar basıyorsunuz daha çok?
Arter, öncelikle bünyesinde gerçekleşen sergilere eşlik eden, Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde yayınlar üretiyor. Gerek kişisel sergiler için gerekse grup sergileri için kitaplar hazırlamanın yanı sıra Arter Yayınları ‘nın bir misyonu da 1.400 eseri bulan Arter Koleksiyonu’nu işlemenin özel formlarını önererek, okurun hem tüm koleksiyonla ve sergilerle hem de tek tek eserlerle olabildiğince çok yönlü, ucu açık ilişkiler kurabilmesine zemin hazırlayan, bakış açısını genişletici katkılar sunan kitaplar ortaya koymak. Bu çerçevede başlattığımız dizilerden Arter Koleksiyonu’na dayanan sergilerdeki küratoryal düşünüşün izlerini, bir serginin hazırlanmasının metinsel serüvenini veren “Arter Arka Plan” adlı yayın dizisi dördüncü cildine ulaşmak üzere. Emre Baykal ile Eda Berkmen küratörlüğünde hazırlanan “Saat Kaç?”, Selen Ansen küratörlüğünde hazırlanan “Kelimeler Pek Gereksiz” ve Kevser Güler küratörlüğünde hazırlanan “Gökcisimleri Üzerine” sergileri için biraraya getirilen ilk üç cilt yayımlandı. Selen Ansen küratörlüğünde gerçekleşen “Locus Solus” sergisi için hazırlanan yayın, serinin dördüncü kitabı olacak. Kitabı kendi başına bir mecra olarak alan, özgün birer metinler ve görseller düzenlemesi sunan yeni üretimleri kaynaklarla birleştiren, tasarımlarını Emre Çıkınoğlu’nun üstlendiği seçkiler bunlar.
Arter Yayınları ayrıca, Arter Araştırma Programı çerçevesinde çağdaş sanat alanında çalışan kültür üreticileriyle birlikte yürüttüğü çalışmaları İz Öztat ile Merve Ünsal’ın hazırladığı iki kitapla belgeledi. Okay Karadayılar ve Ali Taptık (Onagöre) tarafından tasarlanan “Re: [aap_2019]” başlıklı ve Umut Altıntaş tarafından tasarlanan “Re: [aap_2020]” başlıklı yayınlar, Arter Araştırma Programı’nın süreç odaklı ve kendiliğinden örgütlenmeyi önemseyen yaklaşımını yansıtıyor. Arter 10. yılını kutlarken tüm dönemlerini ve faaliyetlerini kapsayan, İlkay Baliç ve Melih Fereli tarafından hazırlanan ve tasarımını Bülent Erkmen’in üstlendiği “Arter: Sanat İçin AlanYaratmak” başlıklı kitapla da kurumun yola çıkışına ve hikâyesine yakından bir bakış sundu.

Basılı kitapların yanında e-kitap ve e-metinler de sunuyorsunuz okurlara. Elektronik ortamda yakında yeni bir eser gelecek mi?
Evet, Arter Yayınları ‘nın 67. kitabı ise ilk kez bir elektronik kitap oldu: Claudia Mesch’in “Joseph Beuys” adlı kitabı; Beuys’un (1921–1986) hayatı, sanatı ve performanslarına odaklanıyor. Çağdaş sanat tarihinden kritik isimleri biyografileri ve kendi yazdıkları metinlerle Türkçe okura ücretsiz indirilebilir e-kitaplar formunda daha yakından tanıtmayı hedefleyen bu dizi, Hans Haacke’nin yazılarını biraraya getiren bir ciltle sürecek.

Sanat üzerine kitaplar yayımlamak, kitabı da bir sanat nesnesi olarak düşünmeye imkan sunar mı? Tipografi, kapak çizimi, yazı fontları, kullanılan tüm görsellerin seçimi, diğer kitap türlerine göre daha fazla önem taşıyor mu? Özetle, sanat kitaplarında kitap tasarımının önemi nedir?
Sanat kitapları dediğimizde elbette geniş bir kategori tanımlamış oluyoruz. Kültür yayıncılarının sanat dizilerinden çıkardıkları kitaplarda yayınevinin genel tasarım ilkelerinden çok farklılaşılmaz; belki kâğıt kullanımı ve boyutta bir dikkat göze çarpar ama bunun ötesinde bir ayrışmaya gerekli gözüyle bakılmaz sıklıkla. Sanatçıların kitabı bir mecra olarak kullandıkları sanatçı kitaplarının da son yılda ülkemizde çok arttığı söylenebilir. Sanatçı kitaplarında kitap sanat nesnesi olmaktan öte sanatın kendisi, dolayısıyla andığınız tipografi, kapak çizimi, yazı fontları, kullanılan tüm görsellerin seçimi gibi öğeler, kitabın nesneliğine dair her şey, kitabın neliğine dair de belirleyici konumda. Son olarak, bizim gibi kültür kurumlarının, müzelerin, sanat merkezlerinin, galerilerin ve diğerlerinin yaptığı sanat yayıncılığına bakabiliriz. Burada da farklı yaklaşımlar, kurumun yayınlar aracılığıyla sanat dair bilgi hakkında nasıl bir söz üretmeyi yeğlediğini açığa çıkaracak şekilde çeşitlenir. Kitabın nesneliğine dair öğeler, sanatçı kitabından farklı olarak sanatçı kadar kurumun, tasarımcının ve matbaanın da elinden çıktığını belli etmektedir artık. Uzun lafın kısası, evet kütüphanenizi düzenlemeye kalktığınızda en çok sanat kitaplarını raflara sığdırmakta ve yan yana getirmekte zorlanacağınız söylenebilir.

“Arter Yakın Plan” dizisi, her kitapta Arter Koleksiyonu’nda yer alan tek bir esere odaklanıyor. Canan Tolon’un “Hasar” adlı eserine yakından bakan kitap, bu ay çıktı. Biraz bu diziden ve kitaptan bahsedebilir misiniz?
Evet, her kitapta Arter Koleksiyonu’ndan tek bir esere odaklanmaya dayanan “Arter Yakın Plan” dizisi de dördüncü kitaba varmak üzere. Sarkis’in “Çaylak Sokak” işi üzerine Arter’in başküratörü Emre Baykal’ın kaleme aldığı kitapla başlayan dizi, Melih Fereli’nin imzasını taşıyan David Tudor ve Composers Inside Electronics, Inc. (John Driscoll ve Phil Edelstein): Yağmur Ormanı V (varyasyon 3)’ün ardından Erdem Ceylan tarafından yazılan ve Canan Tolon’un “Hasar” (1988–2010) isimli yapıtına derinlemesine bir bakış sunan üçüncü cilde ulaştı. Bill Fontana’nın “İo’nun Yeni Sesi” adlı işini masaya yatıran dördüncü cilt, Melih Fereli tarafından hazırlanıyor. Tasarımlarını Esen Karol’un üstlendiği bu dizideki yayınların sayısı arttıkça, tek bir esere yoğunlaşmanın ne çok farklı yolu olabileceğini keşfetmek için daha fazla imkânımız olacak.

Türkiye’de sanat kitapları yayıncılığına dair izlenimleriniz nelerdir? Neleri beğeniyor, hangi noktaları geliştirmeye açık buluyorsunuz?
Türkiye’de kitap okunmuyor serzenişi yaygındır. Öte yandan, kitap üretiminde sürekli bir gelişme ve çoğalma görülür. Sanat alanında bu gelişme bir nebze daha güçlü. Yukarıda andığımız üç kategoride de üretim artışı var. Son on yılda kültür yayıncılarının sanat dizileri eskisine nazaran çok gelişti, sanatçı kitapları üretmeye ilgi gösteren sanatçılar çoğaldı ve kültür kurumları çok daha fazla ve özenle oluşturulmuş yayınlar sundular. Okurun sanatçı kitaplarıyla ve sanat kurumlarının yayınlarıyla daha fazla buluşabilmesini sağlamaya ve kültür yayıncılarıyla sanat kurumlarının daha fazla iş birliğine gereksinim duyduğumuz söylenebilir.


