Sanatçı Feyza Ketenci, atölyesinin kapılarını çocuklara açıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nden 2013 yılında mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Pedagojik Formasyon Bölümü’nden öğretmenlik sertifikasını alan sanatçı, uzun zamandır çocuklara ve gençlere resim dersleri veriyor. Güncel sergilerde resimleri sergilenen ve birçok sergiye katılım sağlamış olan Feyza Ketenci, kendi atölyesinin samimi ortamını gençlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyor.

Atölyenizde diğer faaliyetlerin yanında eğitim-öğretim vermek neden önemli sizin için?
Bu fikir, sanatın sadece bir ifade biçimi değil, aynı zamanda öğrenme ve gelişim aracı olduğuna olan inancımdan doğdu. Kendi yaratıcı sürecimde, çocukların sanat yoluyla kendilerini keşfetmelerinin önemini fark ettim. Sanat, duygusal ve zihinsel gelişimi destekleyen güçlü bir araçtır.
Çocuklarla çalışarak, onlara yaratıcılıklarını ifade etme fırsatı vermek istiyordum. Ayrıca, sanatın sosyal beceriler, özgüven ve eleştirel düşünme gibi alanlarda nasıl katkı sağladığını gözlemledim. Bu nedenle, atölyemde eğitim ve öğretim faaliyetlerine yer vermek, hem kendi sanat pratiğimi geliştirmek hem de çocukların gelişimine katkıda bulunmak için doğal bir adım oldu. Bu süreç, hem benim için hem de öğrencilerim için son derece tatmin edici ve keyifli bir deneyim haline geldi.
Resim eğitimi verirken teorik bilgi me kadar önemlidir? Ne kadar zaman ayrılmalı?
Resim eğitimi verirken teorik bilginin önemi büyüktür, ancak pratik uygulama ile dengelenmesi gerekir. Teorik bilgi; sanatın temellerini anlamak, farklı teknikleri öğrenmek ve sanat tarihine dair bir perspektif kazanmak açısından kritik bir rol oynar. Ancak, sanatın doğası gereği, pratik deneyim ve yaratıcılık da aynı derecede önemlidir.
TEORİK BİLGİ
Temel kavramlar: Renk teorisi, kompozisyon, perspektif gibi konular, öğrencilerin sanat eserlerini daha bilinçli bir şekilde oluşturmasına yardımcı olur.
Sanat Tarihi: Farklı dönemlerdeki sanat akımlarını ve sanatçıları tanımak, öğrencilerin kendi tarzlarını geliştirmelerine ilham verebilir.
PRATİK UYGULAMA
Deneyim: Teorik bilgiyi uygulamak, öğrencilerin öğrenilenleri pekiştirebilmesi için hayati öneme sahiptir. Uygulamalı çalışmalar, yaratıcılığı teşvik eder.
Deneme ve hata yapma: Öğrencilerin farklı teknikleri denemesi ve hata yaparak öğrenmesi, gelişimleri için kritik bir süreçtir.
Zaman: Teorik bilgiyi ve pratik uygulamayı dengeli bir şekilde sunmak idealdir. Örneğin, bir dersin yarısını teorik bilgiye, diğer yarısını uygulamalı çalışmalara ayırmak faydalı olabilir. Önerilen süre, öğrencilerin yaşına ve seviyesine bağlı olarak değişebilir.
Resim dersi vermek için nasıl bir altyapı oluşturuyorsunuz? Ve her seans ve öğrenci için nasıl hazırlanıyorsunuz?
Resim dersi vermek için oluşturduğum altyapı, öğrencilerin ihtiyaçlarına ve seviyelerine göre şekillenen kapsamlı bir sistemdir. Her seans ve öğrenci için hazırlık yaparken dikkate aldığım bazı temel unsurlar şunlardır:
ALTYAPI OLUŞTURMA
MEKAN VE DONANIM
Atölye düzeni: Öğrencilerin rahatça çalışabileceği, iyi aydınlatılmış ve yaratıcı bir atmosfer sunan bir atölye ortamı oluşturuyorum.
Malzemeler: Farklı resim tekniklerini destekleyecek çeşitli boyalar, fırçalar, kağıtlar ve diğer sanat malzemeleri sağlıyorum. Her yaş grubuna uygun malzemeler seçmeye özen gösteriyorum.
Müfredat ve Planlama
Temel kavramlar: Renk teorisi, kompozisyon ve farklı teknikler gibi temel konuları içeren bir müfredat oluşturuyorum.
Seviye belirleme: Öğrencilerin beceri seviyelerine göre farklı programlar sunarak, herkesin kendi hızında ilerlemesine olanak tanıyorum.
Aktivite Çeşitliliği
Uygulamalı çalışmalar: Her derste teorik bilgi ile birlikte uygulamalı çalışmalar yaparak, öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirmelerini sağlıyorum.
Grup ve bireysel çalışmalar: Hem grup projeleri hem de bireysel çalışmalarla öğrencilerin farklı bakış açılarını geliştirmelerine yardımcı oluyorum.
Seans ve Öğrenci Hazırlığı
Hedef belirleme: Her seans öncesinde, öğrencilerin o derste ne öğrenmesini istediğimi belirliyorum. Bu, seansın odaklanmasını ve verimli geçmesini sağlıyor.
Öğrenci ihtiyaçları: Öğrencilerin ilgi alanlarını ve güçlü yanlarını göz önünde bulundurarak, onlara özel projeler ve aktiviteler planlıyorum. Her öğrencinin bireysel gelişimini desteklemek için geri bildirim sağlayarak ilerlemelerini takip ediyorum.

Eğitim materyalleri: Seans öncesinde, öğretilen konuyla ilgili görsel ve yazılı materyalleri hazırlarım. Örneğin; örnek eserler, sanat akımları hakkında bilgiler veya teknik gösterimler gibi…
Esneklik: Her seansın akışında esnek kalmaya özen gösteriyorum. Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre dersin yönünü değiştirebiliyorum. Bu, daha katılımcı bir öğrenme ortamı yaratıyor.
Değerlendirme ve geri bildirim: Seans sonunda öğrencilerin çalışmalarını değerlendiriyor ve yapıcı geri bildirim veriyorum. Bu, onların gelişimini desteklemek ve motivasyonlarını artırmak için önemlidir. Bu yöntemlerle, her öğrencinin potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkarmasına yardımcı olmayı hedefliyorum.
Sizce ailelerin yaklaşımı nasıl olmalı ve sanatçı yetiştirmek için mi yoksa kişisel gelişim adına mı sanatsal eğitime başlamalı?
Sanatsal eğitime başlamak için en iyi yaklaşım, her iki amacın da göz önünde bulundurulmasıdır. Aileler, çocuklarına sanatı bir meslek olarak öğretmenin yanı sıra kişisel gelişimlerini destekleyen bir alan olarak da sunmalıdır. Bu, çocukların sanata olan ilgilerini sürdürebilmeleri ve kendi potansiyellerini keşfetmeleri için sağlıklı bir zemin oluşturur. Önemli olan, çocukların eğlenerek öğrenmelerini sağlamak ve sanatı hayatlarının bir parçası haline getirmelerine yardımcı olmaktır.
Sanatçı yetiştirmek: Eğer aileler, çocuğun sanatçı olmasını istiyorlarsa, sanatsal eğitimi bu hedef doğrultusunda yönlendirebilirler. Bu durumda, çocukların teknik becerilerini geliştirmeye yönelik daha yoğun bir eğitim programı izlenebilir.
Kişisel gelişim: Ancak sanat sadece bir meslek değil, aynı zamanda bireyin duygusal ve sosyal gelişimi için de önemli bir araçtır. Aileler, sanatsal eğitimi kişisel gelişim adına bir fırsat olarak da görebilirler. Sanat; iletişim becerilerini, öz disiplin ve problem çözme yeteneklerini geliştirmeye yardımcı olur.

