Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Balat’ta mekan odaklı bir sergi: “Limon Kolonyası”

Bünyesinde tüm dinlerin izlerini barındıran, bunun yanında rengârenk evleri ve

Bünyesinde tüm dinlerin izlerini barındıran, bunun yanında rengârenk evleri ve taş döşeli dar sokakları ile İstanbul’un en özel bölgelerinden Balat, farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Bağımsız küratör Seda Çelik’in kürasyonuyla gerçekleşen serginin adı “Limon Kolonyası”.

Sergi ile ilgili yayınlanan manifesto, aynı zamanda mutlaka ziyaret edilmesi mecburiyetini de hissettiriyor. Bölgenin çaprazdan tam tersi istikametinde yaşayan biri olmama rağmen içim içime sığmıyor ve açılış dakikalarından önce gidebilmenin hesaplarını yapıyorum. İşte, Limon Kolonyası’nın manifestosu:

Limon Kolonyası

SEÇİCİ HAFIZANIN PARÇASI OLMAYA DAVET

“Geçmişle kurulan ilişkinin nasıl seçildiğini, yumuşatıldığını ve güvenli hâle getirildiğini sorgulayan mekân odaklı bir sergi olarak izleyiciyle buluşuyor. Serginin yer aldığı, eskiden atıl durumda olan tarihi yapı, bu özel sergi için özgün karakteri korunarak, Baran Mimarlık tarafından bakım ve onarımdan geçirilerek yenilendi. Serginin mimarı Mehmet Emin Baran ise mimarlık, tasarım ve çağdaş üretim alanlarında çalışan; mekan, malzeme ve düşünce arasındaki ilişkiyi merkezine alan bir mimar ve tasarımcıdır.

Baran Mimarlık’ın kurucusu olarak, mimari ve iç mimari projeler üretmenin yanı sıra oniks başta olmak üzere, doğal taş ve ışık üzerinden nesne ölçeğinde üretimler gerçekleştirmekte; yapay zekâ destekli tasarım süreçlerini çağdaş üretim pratiklerine entegre etmektedir. Üretim anlayışı, mimarlığın sınırlarını aşarak sergiler ve kolektif çalışmalarla genişlerken; müzik, seyahat ve ekstrem sporlar gibi alanlardan beslenen bu deneyimler, Baran’ın ‘Limon Kolonyası’ sergisine de büyük katkı sağlayan, tasarım diline doğrudan yansıyan disiplinlerarası, çok katmanlı bir düşünce ve zemini oluşturur.

Limon Kolonyası

Limon Kolonyası, geçmişi yeniden üretmeyi, görünür kılmayı ya da estetik bir anlatıya dönüştürmeyi amaçlamaz. Günümüzde geçmişin çoğu zaman ancak seçilerek, bastırılarak ve düzenlenerek dolaşıma girebildiği bir bağlamda, bu seçimin kendisini açığa çıkarır. Sergi, hatırlamanın değil, neyin hatırlanabilir kılındığının altını çizer. Balat’taki yapı, geçmişin böyle bir seçime zorlandığı mekânlardan biri olarak ele alınır. Yüzeyleri, boşlukları ve onarım izleri bir estetik unsur olarak değil, zaman içinde biriken temasların ve dolaşımın sonucu olarak var olur. Mimarlık burada bir arka plan değil, hafızanın nasıl düzenlendiğini gösteren bir eşik alanıdır.

Sergide koku, atmosfer yaratmak ya da nostalji çağrışımı üretmek için kullanılmaz. Limon Kolonyası, içeri girerken temasın sınırlarını belirleyen bir eşik davranışı olarak ele alınır. Ne tamamen siler ne de olduğu gibi bırakır; hatırlamaya izin verirken aynı anda düzenler.

Bu yönüyle koku, geçmişle kurulan kontrollü mesafenin sembolik bir aracına dönüşür. Limon Kolonyası iyileştirmeyi, onarmayı ya da geri çağırmayı hedeflemez; tarafsız olduğunu da iddia etmez. Aksine, geçmişle kurulan ilişkinin masum, doğal ya da kendiliğinden olmadığını açıkta bırakır.

Ziyaretçiyi yalnızca tanık olmaya değil, bu seçici hafızanın parçası olmaya davet eder. Multidisipliner bir bakış açısıyla hazırlanmış bu seçki, 23 Ocak Cuma günü saat 19:00’da gerçekleşecek açılış davetinden sonra 4 Şubat 2026’ya kadar, pazar ve pazartesi günleri hariç 13.00-16.00 saatleri arasında sanatseverleri ağırlayacak. Sergiye katılan sanatçılar şu isimlerden oluşuyor: Yeşim Pektok Yağmur, Türkan Burkas, Melis Arslan, Ercan Vural, Dilan Gitmez, Cemre Teke, Çağla Saydağ Karter, Beyza İla, Emel Vardar, Ayşe Derin Ergenç ve Asya Alpay.”

Bağımsız küratör Seda Çelik