Ekaterina Murashova ‘nın şairliği, göç ve kimlik temalarını içeren eserleriyle öne çıkıyor. Rem Sanat Alanı’ndaki Temmuz sergisinde büyük ilgi gören “Akademgorodok’un Renkleri” adlı şiiri, bu temanın en güzel örneklerinden biri.
Akademgorodok’un Renkleri’nde şair, haksızlıkların toplumu bölen etkilerini işlemektedir. Memleketine özlemle bakan Murashova, göç etmek zorunda kaldığı toplumda yaşadığı yarılmaları hissederek, ev kavramını sorguluyor. Okuyucuyu ev ve aidiyet duyguları üzerine düşünmeye sevk ediyor.
Murashova, bu yazın başlarında Londra’nın Kensington Chelsea Sanat Haftası’nda, “Her Tereddüt” adlı eserini sunmuştur. Bu şiirde kimlik değişimi ve geleceğe dair tereddütleri anlatan Murashova, yapılandırılmış kafiye şeması ve ritm kullanımıyla duygusal bir bağ kuruyor.
Ekaterina Murashova, yalnızca yetenekli bir şair değil, aynı zamanda etkileyici bir yazar. Göç ve ev kavramları üzerine yaptığı analitik yaklaşımla, düşünmeye ve hissetmeye yönlendiriyor. “İstanbul Prensipleri” adlı kitabının İstanbul’daki Haziran başlarındaki tanıtım etkinliği, medya ve edebiyat çevreleri tarafından ilgiyle karşılanmıştı. İstanbul Prensipleri, Murashova’nın yazınsal yelpazesini genişlettiğini ve edebi dünyada da ses getirdiğinin göstergesi niteliğinde bir eser.
Dünya sahnesinde bir şair ve yazar olarak öne çıkan Murashova’nın eserlerinin derinliği ve anlamı, İstanbul’dan Londra’ya, Rem Sanat Alanı’ndan Rusya’ya kadar geniş bir coğrafyada yankı buluyor. Ekaterina Murashova ‘nın edebi dünyasıyla tanışmak, modern şiir ve yazının incelikli bir kesitini deneyimlemek gibi.

