Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eylem Tok’tan yeni sergi: “Karma Yaşam Sanatı”

Yazar-Sanatçı Eylem Tok ile sanata dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yazar-Sanatçı Eylem Tok ile sanata dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yeni sergisi “Karma Yaşam Sanatı”na dair bilgiler sunan Tok, önümüzdeki dönemlerde yayınlanacak yeni romanı “Benekli”yi de İstanbul Sanat Dergisi okuyucuları ile paylaştı.

Eylem Hanım, öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Biz sizi 2013 yılında yayınlanan ve büyük beğeni toplayan Mihr isimli romanınızla tanıyoruz. Onun üzerine yazarlık anlamında ne gibi üretimleriniz oldu?

Mihr’den sonra 2014’te ikinci romanım Allah’ın Piyonları yayımlandı. 2016’da çocuk kitabım The Giant and the Three Dwarves İngiltere’de yayımlanarak İngiltere, ABD ve Kanada’da aynı anda satışa sunuldu. Aynı adlı seriden uyarladığım çocuk ve gençlik romanım ‘Dev ile Üç Cüce’ 2019’da Türkiye’de yayımlandı. Önceki sene bir köpeğin hikâyesini anlattığım yeni romanım Spots ve şiir kitabım Bitter Sugar, İngiltere’de dağıtımı yapılmadan önce Londra Kitap Fuarı’nda tanıtıldı. Yakında ‘Terk Edilmiş Şehrin Köpekleri’ adlı yeni romanım okurla buluşacak.

Soyut sanata katkı sunan filminiz Sintiyatpera (Cintheapera) ulusal ve uluslararası birçok festivalde finale kalan başarılı bir yapım oldu. Filmin hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? 

İnsanın ölüm anında neler hissettiğini düşünüyordum. Bu film aslında Sintiyatpera adlı romanımın içinde geçiyor. İnsan ölürken ölmüş müdür aslında yoksa hayatta mıdır? Bu soruyu film yaptım ve sorular soyut anlatılabilirdi. Dışarıdaki dünyayı değil insanın içinde olup bitenleri anlatan bir film olduğundan çok değişik geldi çünkü organların tepkisi, beynin problemle baş etmeye çalışması tamamen semboller üzerinden gösterildi. Film yani ilk filmim olmasına rağmen ulusal ve uluslararası birçok festivalde finale kaldı ve bu mutluluk benim için tarif edilemezdi.

Yeni film projeleriniz olacak mı?

Evet, sonrasında zaten bir film daha çektim ama bu filmi festivaller için değil kendim için çektim. Belki yakında bir kısa film çeker sonra yazdığım uzun metraj film projemi hayata geçirebilirim. Zaten Sintiyapera yayınevi ve film yapım şirketi, filmler hep olması gerekecek. Adının açılımı: Sinema-tiyatro-yayınevi-opera (Sintiyapera), adında geçen tüm sanat alanlarında üreteceğiz, üretenler ile birlikte yürüyeceğiz.

Eylem Tok

Filmden fotoğrafların dünyasına uzanmak istiyorum. Ne zamandan bu yana fotoğrafçılık yapıyorsunuz? 

Fotoğraf eğitimle sanırım on sene oldu. Öncesinde kendim hobi olarak başladım ama çok heyecan vericiydi ve belli bir zaman sonra bu konuda çok iyi olan bir arkadaşımdan eğitim almaya karar verdim. Sokaklarda sokak fotoğrafçılığı pratikleriyle her şeyi öğrendim ve bu çok daha faydalı oldu.

Fotoğraf sergisi ve dijital çalışmalarınızdan temasından bahseder misiniz?

Fotoğraflar yıllar içinde çektiğim fotoğraflardan seçki, hayatın içinden. Dijital çalışmalar genellikle önce fotoğraf, sonra çizim ve sonunda birleştirip kolajla sonlandırıyorum. Değişik ve merak uyandırıcı oluyor, ilgi görüyor.

Yakın zamanda bu üretimlerinizin yer alacağı ‘Yaşamın Savaşı – Savaşın Dansı’ isimli sergiyle sanatseverle buluşacaksınız. İzleyiciler sergide içsel dünyalarına dair nasıl bir yolculuğa çıkacaklar?

Evet, sergi adı: ‘Karma Yaşam Sanatı.’  Yaşamın savaşı savaşın dansı bu. Dijital çalışma ve fotoğraflardan oluşuyor. Hayatın içinden, hepsinin anlatmak istediği aynı ama görünüşleri farklı, sonuç: yaşam ve insan.

 Duyurmak istediğiniz yakın dönem projeleriniz neler?

Önümüzdeki günlerde yeni romanım Benekli , yayımlanacak. Bu kitabı özellikle evcil hayvan almayı ya da sahiplenmeyi düşünenlerin okumasını çok isterim. Bu romanımda yaş sınırı yok, çocuk yetişkin herkesin okuması gerektiğine inandığım bir kitap oldu. Kahramanım Benekli, herkesin belleğinde kalıcı yer edinecek, bundan hiç şüphem yok.

Eklemek istedikleriniz…

Umarım savaşların olmadığı, insanın insanı insan olduğu için sevdiği, çocukların hep güldüğü, oyunlar oynadığı o uzak günler artık gelir. Birkaç adamın hırsları kendi halklarını yok edecek kadar güçlü olmamalı, halk güçlü olup o birkaç adamdan kurtulması gerektiğini artık anlamalı. Tüm dünya için dileğim bu. Teşekkürler.