Sanatla dünyayı değiştirebileceğine inanan gençlerin 1953’te kurduğu, ülkemizi yurt dışında ilk kez temsil eden tiyatro topluluğu olan “İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu” belgesel oluyor.
Belgeselin yapımcısı ve yönetmeni Nurgül Bayram, iki buçuk yıl süren yapım aşamasından sonra, dünün gençleri bugünün ustalarını 67 yıl sonra, tiyatronun ilk temsil tarihi olan 19 Mayıs Gençlik Bayramı haftasında belgeselin galasında bir araya getirmeyi planlamıştı. Ne yazık ki bu heyecanı ve özel organizasyonu covid-19 virüs salgını nedeniyle daha ileri bir tarihe ertelemek zorunda kalan Bayram, salgın sona erdiğinde Türkiye’nin bu çok değerli ustalarını ve gençlerini buluşturmak için sabırsızlandığını dile getirdi.

Ülkemizi Avrupa’da ilk kez temsil eden ve Türkiye’nin ilk üniversite tiyatrosu olarak sonraki süreçte özel tiyatroların açılmasında ilk ateşi yakan Gençlik Tiyatrosu, ilk defa bir belgeselin konusu oluyor. Sanatla dünyayı değiştirebileceklerine inanan gençlerin hikâyesini anlatan belgesel ise dokümantasyon çalışmasının yanı sıra bir akımın Türkiye tarihine kattıklarını aktararak tiyatro tarihinin belgesiz kalan çok önemli bir dönemini de aydınlatıyor.


“BU GÜNÜN GENÇLERİNE ÖRNEK OLACAK BİR YAPI”
Belgeselin yönetmeni Nurgül Bayram, iki buçuk yıldır üzerinde çalıştığı belgesel için, Türkiye’nin ve dünyanın farklı şehirlerine dağılmış bir tiyatronun ekibine ulaşmanın zor bir serüven olduğunu ve çalışmada sona gelindiğini söylüyor: “Türkiye tarihi için çok önemli bir konuda daha önce hiçbir çalışma yapılmamış olduğunu Can Kolukısa’dan öğrendiğimde, bir sponsorum olmamasına rağmen, kendi kısıtlı imkanlarımla üstlendim. Tiyatromuz adına atılmış bu önemli adımı araştırıp yazmayı, gelecek kuşakların tiyatro belleğine katkı sağlamayı ve tarihe not düşmeyi görev bildim. Çünkü, dünün “gençlik tiyatrosu”, sanatsal ve düşünsel duruşuyla bugünün gençlerine örnek oluşturacak bir yapı.”
“ÇALIŞMAYI KİTAP HALİNE GETİRMEYİ DÜŞÜNÜYORUM”
Hayatta olanların neredeyse tamamına yakınını araştırıp bulduğunu ifade eden Bayram;” Kırkın üzerinde değerli isimle röportaj yaparak, aileleriyle görüştüm. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Eskişehir, Bodrum, Almanya, İsviçre, Amerika… Harika insanlar tanıdım bu süreçte… Ancak ne yazık ki, bu oluşuma emek vermiş ve tanımaktan onur duyduğum değerli ustaların bir bölümünü çekimler sürecinde kaybetmenin üzüntüsünü de yaşıyorum. Ülkü Tamer, Yurdaer Altıntaş, Tonguç Yaşar, Hüsnü Çınar, Tunca Yönder ve çok kısa bir süre önce de Okay Sağtürk’ü kaybettik. Belgeselin yanısıra bu çalışmayı bir kitap haline getirmeyi de çok istiyorum.’’ Diyor.
“CİDDİ BİR OKULDU GENÇLİK TİYATROSU”
Yolu gençlik tiyatrosundan geçen oyuncular arasında bulunan usta isim Genco Erkal ise duygularını şu sözlerle ifade etti;” Türk tiyatrosunun; devlet ve şehir tiyatrolarının, ödenekli tiyatroların hegemonyasından kurtuluşudur Gençlik Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu. Yepyeni bir gençlik hareketi ortaya çıkarmış ve damgasını vurmuştur. Sonraki yıllarda zaten buradan yetişen oyuncular özel tiyatroların baş oyuncuları oldular. Ciddi bir okuldu Gençlik Tiyatrosu.”

Belgesel ve kitap anlatıcıları ise şöyle;
Haldun Dormen, Can Kolukısa, Atila Alpöge, Genco Erkal, İzzet Günay, Yılmaz Gruda, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Prof. Dr. Nurettin Sözen, Zihni Göktay, Rana Cabbar, Nevra Serezli, Hüsnü Çınar, Okay Sağtürk, Tolga Tiğin, Yurdaer Erşan, , Seçkin Selvi, Aydın Engin, Tunca Yönder, Erol Keskin, Suna Keskin, Aden Tolay, Doğan Hızlan, Necdet Aybek, Osman Saffet Arolat, Nedret Güvenç, İlgi Adalan, Rahmi Dilligil, Sina Akşin, Gündüz Vassaf, Güneş Uğurlu, Hektor İsmet Öktem, İbrahim Metin Ercan, Onur Uysal, İnci Deniz Uysal, Erdoğan Karamuk, Can Futacı, Attila Saran, Cengiz Tünay, Metin Deniz, Altan Akışık, Minay Şentürk, Aybek Korugan, Aslı Öngören, Huri Aykut, Arzu Karayel, Çiçek Dilligil, Kamil Samir, Prof. Dr. Erol İpekli
Belgesel Fragman için;
