Sadece Kadıköy değil, tüm Anadolu Yakası’nın sanat dünyasına yepyeni bir vizyon kazandırmaya başlayan G&G Sanat Merkezi’nin yeni sergisi “Karma” ziyarete açıldı. 23 Nisan tarihine kadar izlenebilecek sergide Cengiz Yatağan, Güher Elçiçek, Esra Meral ve Nilay Özenbay gibi sanatçıların resim, heykel ve NFT eserleri yer alıyor.
Geçtiğimiz aylarda Kadıköy Göztepe’deki görkemli bir konakta sanatsal faaliyetlerine başlayan G&G Sanat Merkezi, yepyeni bir bahar sergisiyle sanatseverlerle buluştu. “Enerji dolu yeni bir karma sergiyle bahara merhaba diyoruz” diyen G&G Sanat Merkezi Kurucusu Ressam Güher Elçiçek, sanatseverleri sergiye şu sözlerle davet etti: “Çağımızın gerekliliği olan teknolojinin sanata da sıçramasıyla daha geniş kitlelere ve daha hızlı ulaşım imkânıyla tüm dünyada yayılmasıyla NFT’ler oluşuyor. Gün geçtikçe sanatın dijitalleşmesi de popülerliğini arttırıyor. Bunun yanı sıra her zaman yerini koruyan, mekanlarımızı süsleyen, dokunarak hissedilebilecek sanat eserleriyle ‘Karma’ sergisini oluşturduk. Karma’yı anlamak, aydınlanmaya giden en önemli adımdır. Bu sergi, dört ayrı sanatçının farklı teknikler taşıyan eserleriyle anlam kazanmayı bekliyor.”
“VAR OLUŞUMUZDAKİ TÜM SIRLAR DOĞADA GİZLİ”
Ressam Güher Elçiçek, sergide yer alan eserine dair ise Kadıköy Life Dergisi’ne şunları aktardı: “Doğadaki yaşam kaynakları, kusursuz bir döngü içerisinde. Bu döngüdeki dengeye hayran kalmamak elimde değil. Bence var oluşumuzdaki tüm sırlar doğada gizli. İşte doğayı ve yaşamı cazip kılan da bu kusursuz döngü. Toprakta yetişen çiçeğin güzelliğini; bir tırtılın kozaya, kozanın kelebeğe evrilmesini mucize olarak görüyorum. Bütün bunları mümkün kılan, dengede tutan güç nedir? Bu kusursuzluk, insanda farklı ufuklar açıyor. Bence bizlere düşen de bu gücü yorumlamaktır. Benim sanatım ise bu döngüyü kendi yorumumla harmanlayarak, yeni bir algı yaratmayı amaçlıyor. Bu mucizeye renk ve form vermek, çalışmalarımın esasını oluşturuyor.”
“DÜNYAYI KURTARACAK TEK ŞEY SANATTIR”
Sanatçı Cengiz Yatağan ise üretimine dair şu bilgileri paylaştı: “Resim ve heykellerimde kendi geliştirdiğim epoksi inşaat malzemesini kullanarak, karışık teknik uygulaması ile farklı medyumlarla çalışmalar yapıyorum. Sanat benim için hayat demek, yaşamın içinde olan bir şey. Sadece ortaya çıkarılması gerekiyor. Aşk ile sarıldığınız her şey sanat olabilir. Önemli olan, ruhunuzun dışavurumunu gerçekleştirmek. Zaman ile tecrübe edinirsiniz ve bu vurumu gerçekleştirirken her seferinde daha da fazla netlik kazanır. Dünyayı kurtaracak tek şey sanattır. Çünkü sanat, samimiyet ve güzellik gerektirir.”
“ÇOCUK İMGESİ, ANLATIM ZENGİNLİĞİNİN ŞEKİLLENDİĞİ ÇALIŞMALARA OLANAK VERMİŞTİR”
Sergide yer alan “Çocuklar” eserine dair açıklamalarda bulunan Sanatçı Nilay Özenbay da şunları ifade etti: “Çocuk, yetişkinin ideallerini gerçekleştirmekte kullandığı en önemli figürlerdendir. Yetişkin dünyasında geçirdiği değişim süreci içinde, ikonlardaki tanrısal kutsallığından kendi başına bir imge olduğu dönemlere kadar çocuk ve çocuk imgesi, hem gerçek anlamıyla hem de sembolize ettiği tüm alt anlamlarıyla birlikte toplumsal değişimlerden etkilenmiştir. Bir taraftan masumiyetin atfedildiği en önemli kavram, diğer taraftan yüzleşme, huzursuzluk benzeri duygularla yetişkinin yaşamının eleştirisinin yapıldığı anlamlarla karşılık bulmuştur. Michelangelo’nun Bruggeli Madonna heykelinde yer alan çocuk İsa, sevimli ifadesiyle kaderinin habercisi olabilecek bir gevşeklik içinde Meryem’in kolları arasından öne doğru eğilmiştir. Yetişkinin zaman içinde çeşitli faktörlerle kaybettiği hayal gücü, yaratıcılık, çocuk imgesi aracılığıyla yeniden sorgulanır. Sanatçı bu noktada çocuk imgesini kendi ruhsal evrenini yaratmak için kullanır. Sorgulama, eleştiri, çocuk portreleri başta olmak üzere çocuk bedeninde devam eder. Picasso’nun ‘Paulo Soytarı Kılığında’ tuvali yanında, Marc Quinn’in saray bahçesinde uyumakta olan beyaz çocuk bedeni, sembolik anlamları içinde sorular sorar. Çağdaş anlatım tekniklerinin çeşitlenmesi, heykelin en saf duyguları vermek için formu en üst çizgide kullanmasıyla, çocuk imgesi de anlatım zenginliğinin şekillendiği çalışmalara olanak vermiştir. Benim çalışmalarım, çocuk kavramının çağrıştırdığı özellikle yetişkin dünyasının yitirdiklerini hatırlatabilecek duyguların eğlenceli, coşkulu anlatım dili içinden, formun yalın kullanımının kıvrımlara dönüşlerde şekil aldığı heykellerdir. Benzerlikler, farklılıklar üzerinden bir kavrayışın ötesinde çocuk imgesinin imlediği çoklu anlamların, yalın ifade biçimleriyle nasıl formun içinden yayıldığının sorusallaştırılması yapılan çalışmalara da hakkını vermek olacaktır.”

“CARPE DIEM – ANI YAŞA”
Sözü son olarak “Carpe Diem” isimli çalışmanın yaratıcısı Esra Meral’e verdik: “Anı Yaşa, hayatımızda saniyeler akıp giderken, içinde bulunduğumuz tam da o an işte yakalanması gereken! Nasıl olduğunun önemi yok; haz veren her şeyle anı yaşamak, zaman durmuş gibi hissedebilmek, o ana kilitlenebilmektir. Zevk alabilmek, aldığı her nefese şükrederek gülümseyebilmek, kısaca anda olabilmek… Bizi ileriye taşıyabilecek en önemli şeydir anı hakettiği gibi yaşayabilmek. Bu belki bir çikolatayı yerken aldığın haz, şekerlemeyi yalarken yaşadığın his, bir koltukta uzanıp keyfine baktığın an, içinde kıpırtılar uyandıran hislere büründüğün ve o dürtüleri gerçekmiş gibi yaşadığın her an, dans ettiğin, kahkaha attığın, yeni bir şeye adım attığın an… Madem hayatımız anlardan oluşuyor, o zaman neden olmasın mottomuz Carpe Diem?”
G&G Sanat Merkezi, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 11.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Adres: Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi, Oramiral Kemal Kayacan Sokak No:2 Beyaz Köşk Göztepe – Kadıköy
Instagram: @ggsanatmerkezi – Web: www.ggsanatmerkezi.com














