Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Görsel sanatların dijital dönüşümü

Dijital çağın devrimsel etkisiyle birlikte görsel sanatlar dijital bir boyut

Dijital çağın devrimsel etkisiyle birlikte görsel sanatlar dijital bir boyut kazandı. Görsel sanatçılar çalışmalarını dijitale uyumlu hale getirdi. Grafik tasarım ve dijital çizimle ortaya çıkan sanat eserleri, sanat anlayışının da dönüşmesine yol açtı. Sanatsal üretim sürecinde ortaya çıkan bu yeni anlayış domino etkisi yaratarak sergileme ve koleksiyonculuğun da sanal bir boyut kazanmasına zemin hazırladı.

Aykut Aydoğdu’nun bir eseri

DİJİTAL SERGİ

Özellikle pandemi döneminin belirgin bir tetikleyici olduğu bu süreçte, sanat eserlerinin görünür olmasını sağlayan sergi ve galeriler de dijitale taşındı. Yeni çağın gerekliliklerine geç de olsa uyum sağladığımız şu dönemde dijitalleşmenin her ortamda kendini gösterdiğine tanık oluyoruz. Birçok sanat topluluğu eve kapandığımızda da sanattan uzak kalmamamız adına dijital olarak etkinlik ve sergiler düzenlemeye devam etti. Pera Müzesi, İstanbul Modern ve Yapı Kredi Kültür Sanat gibi birçok kurum internet sitesinde dijital sergilere yer verdi.

İLLÜSTRATÖRLER VE DİJİTAL SANATÇILAR

Sanatın dönüşmesiyle birlikte hitaplar da değişti. Görsel sanat alanında üretim yapan insanlara ressam ve sanatçı denirdi. Dijital çağın getirdiği yeni nitelemelerse dijital sanatçı ve illüstratör oldu. Dijital sanat alanında etkili yapıtlar veren bazı isimler şöyle: Aykut Aydoğdu, Refik Anadol, Ronald Ong. Yapıtlarını dijital olarak üreten sanatçılar çalışmalarını farklı bir boyutta takipçilerine sunmaya başladı. Grafik, renk ve çizgilerin 0’lar ve 1’ler dünyasının kodlarıyla oluşan bir hammaddeye sahip olması sanat eseri arşivinin de gerçek dünyada kapladığı alan hacmini azalttı. Bu küçülme eserin alıcısı ya da izleyicisi açısından da bir avantaj sağladı.

SANALLAŞAN KOLEKSİYONCULUK

Dijitalleşmeden önce bir sanat eserine sahip olmanın tek yolu o eseri müzayede ya da sergide somut olarak almaktı. Artık koleksiyonerlik anlayışı da bireyselliğini yitirdi. Bir eserin tek bir sahibinin olmaması bir demokratikleşme sürecine de zemin hazırladı. Bazı koleksiyonerler satın aldığı eserlerin sadece kendisine seyir zevki vermesini ister. Bu bazı sanat eserlerinin de bilinirliğini yok eden bir durum. Tarihsel süreçte ortaya çıkmamış ya da gizli kalmış birçok eser ve sanatçı var. Koleksiyoncunun aldığı sanat eserini diğer sanatseverlerle paylaşmaması sanatın gelişiminin de önünde bir engel. Dijitalleşmenin bu süreçte etkilediği diğer bir alansa koleksiyonculuk oldu. Sanatçılar sanat eserlerini NFT’ye dönüştürüp satarak koleksiyonculuğun da evrimleşmesine imkan sundu. Artık bir eser birden fazla koleksiyonerin dijital arşivinde bulunabiliyor.