Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İlk Türk balesinin bestecisi Ferit Tüzün anılıyor

İlk Türk balesi olan “Çeşmebaşı”, “Midas’ın Kulakları” operası ve “Esintiler”

İlk Türk balesi olan “Çeşmebaşı”, “Midas’ın Kulakları” operası ve “Esintiler” adlı orkestra eseri gibi birçok besteye imza atan Ferit Tüzün vefatının 43’üncü yılında anılıyor.

Ferit Tüzün, 1929’da İstanbul’da doğdu. Müzikle yakından ilgili bir ailede yetişen Tüzün, ablası Bedriye Tüzün’ün İstanbul konservatuvarının şan bölümünden mezun olması nedeniyle erken yaşlarda müzik ile tanıştı.

İlkokul eğitimini Kınalıada ve Heybeliada’da alan Tüzün daha sonra Ankara Atatürk Lisesi’ne geçti.

Tüzün, ablası aracılığıyla bu sıralarda Ulvi Cemal Erkin ile tanıştı ve onun da önerisi ile Ankara Konservatuvarına piyano bölümü öğrencisi olarak girdi.

İLK ÖNEMLİ ESERİNİ 22 YAŞINDA VERDİ

Erkin ve Necil Kazım Akses’in önerileri ve yardımları ile aynı zamanda kompozisyon bölümüne de kaydolan Tüzün, 1949’da piyano yüksek bölümünden ve 1951’de de kompozisyon bölümünden birincilikle mezun oldu. Tüzün ilk önemli eseri “Ninni”yi 22 yaşında konservatuvar son sınıftayken besteledi. Bu eser 1952’de Cemal Reşit Rey yönetiminde İstanbul şehir orkestrası tarafından seslendirildi.

Usta besteci, konservatuvarda bir süre Necil Kazım Akses’in asistanlığını yaptı, bu sıralarda Milli Eğitim Bakanlığının yurt dışına öğrenci göndermek için açtığı sınavı kazanarak 1954’de Münih Müzik Akademisine gitti. Tüzün burada, Fritz Helmann, Kurt Eichhorn, Adolf Mennerich ve G. E. Lessing’in yanında öğrenim gördü.

Yurt dışında yaşadığı dönemde Münih Filarmoni Orkestrası şefi Adolf Mennerich ve Gotthold Ephraim Lessing ile orkestra şefliği çalışmalarına devam eden Tüzün, kompozisyon konusunda da çalışmalarını sürdürdü.

TÜRK KÜLTÜRÜNDEN KOPMADI

Türk kültüründen kopmadan eserler vermeyi seçmiş bir besteci olan Tüzün, henüz 48 yaşında hayata gözlerini kapadığında arkasında 20 kadar eser bıraktı. Tüzün bir eser üzerinde çalışma yolunu ise şu sözleri ile açıklamıştı:

“Ağır çalışırım. Önce kafamda tasarlarım ve tasarılar şekilden şekle girer. Unutmamak için bazı fikirleri not ederim, bunlar olgunlaşınca da doğrudan doğruya üzerinde çalışırım. Yerli ezgileri tematik gereç olarak kullanmam. Böyle bir şey gerekiyorsa onu kendimden yaratmak isterim.”

Ölümünden 23 yıl sonra Sevda – Cenap And Müzik Vakfı tarafından Onur Ödülü Altın Madalyası ile ödüllendirilen Tüzün’ün başlıca eserleri şöyle:

“Anadolu Süiti” (1954), “Çeşmebaşı Bale Suiti” (1958), “Türk Kapriçiyosu” (1956), “Humerosque” (Nasreddin Hoca) (1957), “Midas’ın Kulakları Operası” (1966-1969), “Esintiler” (1965), “6 Çoksesli Türkü” (1964)”