Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İzzet Keribar’ın “Analogdan Dijitale” sergisi 29 Ağustos’ta sona eriyor

Fotoğraf sanatının en önemli isimlerinden İzzet Keribar ’ın yirminci yüzyılın

Fotoğraf sanatının en önemli isimlerinden İzzet Keribar ’ın yirminci yüzyılın ikinci yarısının hemen başından 21. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde çektiği, İstanbul fotoğraflarından oluşan “Analogdan Dijitale” sergisi 29 Ağustos’ta sona eriyor.

Keribar ustanın geçmişte analog, yakın dönemde ise dijital fotoğraf makineleriyle çektiği fotoğraflar büyük ilgiyle karşılanırken, Özlem Alıcı’nın sahibi olduğu A42 Maslak’ta yer alan Artgalerim’de gerçekleşen serginin küratörlüğünü ise Ercüment Çilingiroğlu üstleniyor. Kalabalık bir davetli gurubunun katıldığı sergi, 29 Ağustos’a kadar gezilebilecek.

Yeni sergisiyle ilgili açıklamalarda bulunan İzzet Keribar, bir fotoğraf sanatçısı olarak İstanbul’da yaşadığı için kendisini “şanslı” gördüğünü söyledi. Keribar, İstanbul’un hayatında önemli bir anlama sahip olduğunu vurgulayarak; “İstanbul gibi muhteşem bir yerde doğdum. Bu benim için çok kıymetliydi. Bunun yanı sıra ailemden çok önemli destekler gördüm. Çocukken benden 8-9 yaş büyük bir abim ve her şeyi benden 100 kere daha iyi bilen bir babam vardı. Bana fotoğraf çekmeyi o aşıladı. Onların benim için fotoğrafa başlamamdaki rolleri çok büyüktü ve bu benim için çok kıymetlidir” dedi.

“BU FOTOĞRAFLARDAKİ AÇILARI ARTIK BULAMAZSINIZ”

Fotoğraf sanatına 1952 yılında başladığını aktaran Keribar, şunları kaydetti: “16 yaşındayken haftalık harçlıklarımı biriktirerek bir makine aldım. Ama beni gözüm Leica’daydı ve 1953’de babam bana onu mezuniyetimde hediye etmişti. Buradaki sergide gördüğünüz fotoğrafların büyük bir çoğunluğunu, 1953 model o Leica ile çektim. Ardından Kore’de askerlik yaptım ve fotoğrafa bir süre ara verdim. 1980’den sonra ise fotoğrafa hızlı bir geri dönüş yaptım ve hala elimden geldiği kadar çalışmaya devam ediyorum.” Keribar, sergilenen fotoğrafların birçoğunu tekrar çekmenin “imkansız” olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Şu anda benden sergilenmek için istenen fotoğraflar, artık çekilmesi çok zor olanlar. Bugün arasanız da bu fotoğraflardaki açıları bulamazsınız. Çünkü İstanbul, o eski İstanbul değil. Burada 1950’lerden başlayarak günümüze uzanan eserler var. Bu anlamda önemli bir arşive sahip olduğumu söyleyebilirim. Hala yeni bir yer keşfedip, oranın fotoğrafını çektiğimde çok heyecanlanıyorum. Bu benim için paha biçilmez bir zevk.”

“FOTOĞRAF ÇEKMEK, BENİM İÇİN BİR HAYAT TARZI”

Fotoğrafı çok sevdiğini ve aşık olduğunu söyleyen sanatçı; “Fotoğraf, hayatımı zenginleştirilen ve renklendiren en önemli unsur. Fotoğraf çekmek, benim için bir hayat tarzı ve ben onu sadece maddi bir amaçla yapmıyorum. Türkiye’ye fotoğrafı sevdiren kişilerden biriyim ve benden dersler alan birçok öğrencim oldu. Sergiye ziyaret edecekler de hem fotoğraf sevgime hem de İstanbul başta olmak üzere mekanların değişimine tanıklık edecekler” şeklinde konuştu.

İzzet Keribar analogdan dijitale
İzzet Keribar analogdan dijitale