Ukraynalı dijital sanatçı Kat Mozgin, Welfaro adını verdiği NFT projesiyle Bodrum Sanat Fuarı’na geliyor. Mozgin ile insanlığın küresel ısınma karşısındaki savaşını ele aldığı Welfaro projesini ve dijital sanata yaklaşımını konuştuk. Sanatçı çalışmalarında insan psikolojisinin derinlerine dalmayı, rüyalar ve bilinçaltına yolculukları ve ekoloji-insan ilişkisini işlemeyi sevdiğini söylüyor.

İlk olarak bize kendinizden ve sanat çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Sanat üretimimi Kat Mozgin adıyla gerçekleştiriyorum. Çalışmalarımda çevre, insan psikolojisi ve insanın tranformasyonu konularını inceliyorum. Sanat üretimimde kullandığım araçlar konuya göre çeşitleniyor. Ele aldığım konuya göre tekniği de 3D animasyon, artistik fotoğrafçılık, kolaj sanatı, hareket tasarımı, video sanatı vb. şekillerde olabiliyor.
Çalışmalarımda gerçeküstücü öğelerden ilham alıyorum. Rüyalara ve bilinçaltına odaklanan konular üzerine çalışıyorum. Bu konuları ele aldığım video art çalışmam “The Door to Your Soul” 2020 yılında New York Film festivalinde en iyi kurgu dalında aday gösterildi ancak covid pandemisi yüzünden festival gerçekleşemedi. Bu çalışmayı korkuların, acıların üstesinden gelme konusuna adamıştım; toplumun, ebeveynlerin, her türlü otoritenin dayattığı sınırlar sorunu üzerine yoğunlaştım. Şimdilerde ise rüya temasıyla ilgili yeni bir NFT projesi üzerinde çalışıyorum. Proje “Wandering Soul” adını taşıyor. Bu projemde daha basit formlar ve animasyon kullanmayı tercih ettim.
Dünya hızla dijital boyuta geçerken ben de bu ivmeye dahil olma ihtiyacı hissediyorum. Tabii NFT de sanat dünyasında artık önemli bir rol oynuyor, Hem sanatımı uygulama alanı açtığı için hem de küresel izleyici ile iletişimde benzersiz fırsatlar sunduğundan NFT’yi önemsiyorum. Gelecek içinse en büyük hedefim kendi dijital sanat stüdyomu yaratmak.
Dijital sanat alanında eserler vermeye ilk ne zaman karar verdiniz? Dijital sanatı seçme sebepleriniz nelerdi?
Aslında ben 2012 yılında dijital sanat eğitimi almaya başladığımda çok da bilinmeyen ve popüler olmayan bir alandı. 2019 yılında New York’a taşındığımda ise dijital sanat artık oldukça rağbet görmeye başlamıştı, ben de eğitimi güçlendirmeye, AR/VR teknolojileri üzerine daha çok şey öğrenmeye karar verdim. Çünkü bana göre artık dünyanın gidişatı bu yönde, giderek daha fazla robotlardan, bilgisayar teknolojilerinden, sanal dünyadan söz etmeye başlayacağız. Sanat da hayattı takip edecek doğal olarak. Kişisel olarak dijital sanatın sanatçıya çok daha fazla özgürlük ve yaratıcılık imkanı sunduğuna da inanıyorum.

“NEFES ALDIĞIMIZ HER ŞEY BİZİZ..”
Bir röportajınızda “Kişisel deneyimlerim sanat çalışmalarımın doğasını şekillendiriyor” diyorsunuz. Eserlerinizin arkasında yatan fikirler neler? Özellikle çevre sorunlarıyla çok ilgilendiğinizi biliyoruz…
Benim görüşüme göre başta iklim krizi olmak üzere tüm çevre sorunları insanlığın başındaki en büyük dertlerden biri. Ormanları yok etmek, hava kirliliği, gelecekte beklenen su savaşları ve gıda krizleri… Bunların dünyamız için çok ciddi tehlikeler olduğunu farkında olmalıyız. Nefes aldığımız her şey biziz, sağlığımız ve ne kadar yaşayacağımız doğrudan ekolojimize bağlı. Ekolojik meselelerin yanında çalışmalarımda insan psikolojinin derinlerine dalmayı, bilinçaltını ve rüyaları incelemeyi amaçlıyorum.

Welfaro adındaki NFT projenizi OpenSea hesabınızdan paylaştınız. Bu projenin içeriği hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Welfaro ne anlama geliyor?
Welfaro, İngilizce Welfare (Refah) kelimesinden esinlenilerek konmuş bir isim. Welfaro’da küresel ısınmanın bu şekilde devam etmesi durumunda insan ırkının dönüşeceği şeyi yorumluyorum. Bu dönüşüm üzerien düşünürken insan-yunus karışımı bir canlı tasarladım. Yunuslar eşsiz canlılardır. Zekidirler, güzeldirler ama aynı zamanda insanlar gibi günahkar ve tehlikelidirler.
Bu çalışma ile insanlığın çevreyi değil, kendini düşünmeye devam ettiği sürece günahlarında ne kadar ileri gidebileceğini göstermek istiyorum. Doğaya karşı tutumumuzu değiştirmezsek, yakında dünyamız karanlığa gömülecek. Küresel ısınma tüm kıtaların yok olmasına yol açacak. Yunus-insan, bize verilen bu güzel dünyayı kurtarmak için tüm insanları düşünmeye, durmaya ve doğaya yardım etmeye çağırıyor. Doğayı kurtarın – kendinizi kurtarın!
“SANATIN GELECEĞİNİ NFT VE AR/VR TEKNOLOJİLERİNDE GÖRÜYORUM“
Sizce sanatın geleceği NFT mi? Ve NFT’nin dijital sanatçılar için geleneksel sanatçılara göre çok daha uygun olduğu fikrine katılıyor musunuz?
Geçen yıl Dubai Expo’daki Ukrayna pavyonunda 15 metrekarelik bir alana kurulmuş 4 metre yüksekliğinde bir ekranda Welfaro projemi gösterme fırsatı buldum. Mayıs 2022’de ise Europian Digital Art Festival’da AR teknolojisini deneyimleme imkanı buldum. NFT’nin sanatta yeni bir atılım olduğunu düşünüyorum. Bu tür teknolojilerin yardımıyla en sevdiğiniz sanat eseri, inanılmaz paralar harcamadan da her zaman yanınızda olabilir. Söylediğim gibi sanatın geleceğini tıpkı dünyamız gibi AR/VR teknolojilerinde, metaverse ve NFT’de görüyorum. Ama yine de bana göre geleneksel sanat varlığını her zaman sürdürecektir. Geleneksel sanat eserleri de NFT’ye dönüştürülüp satılabilir ayrıca. Bu nedenle dijital sanatın yeni teknolojilerle daha fazla iç içe olacağına inansam da geleneksel sanat her zaman var olacaktır.

“BODRUM SANAT FUARI’NA WELFARO ADLI PROJEMLE KATILACAĞIM”
29 Haziran’da başlayacak Bodrum Sanat Fuarı’nın karılımcıları arasındasınız. Fuarda Türk sanatseverlerle hangi eserlerinizi buluşturacaksınız?
NFT projem Welfaro ile katılacağım fuara. Bahsettiğim gibi Welfaro ekolojik yıkımı durdurmak için gereken adımları atmadığı takdirde insan ırkının dönüşeceği insan-yunus karışımı canlıyı konu alan bir video art çalışması.
Türk dijital sanatçılar arasında sevdiğiniz isimler var mı?
Elbettte. Pek çok isim var, bunların başında hayranı olduğum Refik Anadol geliyor. Anadol’un benim idollerimden biri olduğunu söylemek isterim. Çalışmaları benim için büyük ilham kaynağı. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Refik Anadol şu an dünyanın en iyi dijital sanatçılarından biri.
Son olarak, hepimiz Ukrayna’da süren acımasız savaş yüzünden üzgün ve endişeliyiz. Kalbimiz Ukrayna halkının yanında. Dubai Fuarı’nda sergilediğiniz NFT projelerinizin satışından elde edilen geliri Ukrayna halkına bağışlayacağınızı duyurdunuz. Bu girişiminizin detaylarını sizden dinlemek isteriz.
Desteğiniz ve empatiniz için çok teşekkür ederim öncelikle. Tüm destek mesajları bizim için çok değerli. Söylediğiniz gibi Dubai’de satılan eserlerimden gelen gelirin yüzde 50’sini Ukrayna’da hizmet veren sağlık kuruluşlarına bağışladım. Şu anda da https://welfa.ro/3 sitesinden yapılacak satışların gelirlerini Ukrayna’da yardıma ihtiyaç duyan çocuklara bağışlayacağım.
