Müzikte mix mastering öğrenmek hem oldukça tatmin edici hem de zorlu bir yolculuk. Müzikte mixing’den bahsedildiğinde amaç, birden fazla ses katmanını dengeli ve mastering’e hazır şekilde bir arada düzenlenmiş bir hale getirmek. Mastering aşaması ise mix’i olabildiğince parlatıp şarkıyı son haline getirmek.
Ancak önemli bir not düşmek gerekiyor. Mix’te yapılan hatalar çoğunlukla mastering’de düzeltilemiyor. Ve dolayısıyla mastering’de hata olmaya devam ediyor. İyi bir mix ortaya çıkarmak hem zaman hem de yetenek ve çalışma gerektiriyor.
Özellikle başlangıç aşamasında mix mastering öğrenen biriyseniz bu hatalardan kaçınmaya çalışın.
1. Aşırı Sıkıştırma Sonucu Dinamik Aralığın Daralması
Ses sinyalindeki en yüksek sesli ve en sessiz bölümlerin arasındaki fark olarak açıklanan dinamik aralık, nefes alan, doğal duyulan ve dinleyicinin kulağını yormayacak bir mix için profesyoneller tarafından oldukça önemli görülür. Dinamik aralık dengesi kurulurken yaşanan en büyük sorunlardan biri fazla kompresyon kullanımı.
Kompresör yani sıkıştırma kullanımı mixteki geçişler, ses tonunun şekillenmesi gibi işlemleri kontrol etmek için gerekli. Ancak yine de fazla kullanılması mixteki temizliği, sesin vuruşunu ve dinamik ifadeyi azaltmaya sebep oluyor.
Ses mühendisleri arasında senelerdir ‘ses yüksekliği savaşları’ olarak adlandırılan, hem birbirinin üzerine çıkacak ses yüksekliği üzerine odaklanılan pratikler ortaya çıktı. Bu nedenle sesi en üst seviyeye çıkarmak için aşırı derecede sıkıştırmadan yararlanan ses mühendisleri oldu. Bu durum sonunda kötü bir uygulama olarak örnek gösterilmeye başlandı.
Mix, mastering aşamasına geçildiğinde de aşırı sıkıştırılmış olduğu zaman daha fazla sıkıştırma kullanmaktan kaçınmak öneriliyor. Zaten olan bir sorunu artırmaya yol açacak bir işlem olarak görülüyor. Burada iyi bir uygulama için mühendisler dinamik aralığı fazla sıkıştırma nedeniyle azaltmayı istemezler. Çünkü bu işlem parçanın son halinde yapılacak işlemlerin etkisini ortadan kaldırır.
Aşırı kompresör uygulamadan nasıl kaçınırsınız?
Üzerinde çalıştığınız şarkıdaki sesleri veya mixin tamamının ruhunu yakalamaya çalışabilirsiniz. Bunun için farklı aşamalarda hafif miktarda sıkıştırma uygulayabilirsiniz. Bu sayede iş yükü de birden fazla kompresöre dağılmış olur.
Platinium ödüllü mastering mühendisi Pete Doell’a göre vokal, bas, trampet gibi enstrümanlarda uygulanan katmanlı kompresör uygulanması parçanın son halinde çok daha muhteşem, ayrıntılı ve derin bir parlaklık sağlıyor. Tek bir katman olarak sıkıştırma işleminin bu etkiyi yaratmayacağını öne sürüyor.
2. Düşük Frekansları Aşırı Vurgulama
Mastering aşamasında en çok gözlemlenen hatalardan biri düşük frekansların gerekli olmadan yüksek bir seviyeye çıkarılması. Genelde yanlış bir uygulama olarak kabul edilir. Bunun sebebi ise aşırı yüksek bas ses seviyesi headroom’u ciddi şekilde tüketmesi. Mastering sırasında aşırı düşük frekanslar istediğiniz ses seviyesine ulaşmanızı zorlaştıracaktır. Çünkü bas ve kick, orta ve yüksek frekanslar yeterince yükseltilmeden bozulmaya başlayabilir.
Bu sorun genelde yeni başlayanların karşılaştığı, iyi olmayan bir mix ortamıyla ilgili olabilir. Akustik olarak düzenlenmemiş bir ortamda bas spektrumunda dengesiz bir tepki ortaya çıkabilir. Bu nedenle bazı bas notaları daha yüksek diğerleri ise duyulamayacak şekilde olur. Mix mühendisinin başka yerlerde dengesiz duyulan bulanık ve kötü dengelenen bir düşük frekans yaratmasına yol açabilir.

Düşük frekansları aşırı vurgulamayı nasıl engelleyebilirsiniz?
Mix ortamınızın mümkün olabildiğince akustik anlamda nötr olduğundan emin olun. Bas tanımını bulanıklaştıran karmaşık bir ses ortaya çıkmasını engellemek için hangi bölümlerin düşük frekanslar içereceğine karar verin. Ayrıca diğer tüm kısımlara yüksek filtre uygulayarak istemediğiniz düşük frekans enerjisini de ortadan kaldırabilirsiniz. Bu sayede buna ihtiyaç duyan elementlere alan açmış olursunuz.
3. Mono Uyumsuzluğu ve Faz Sorunlarını Dikkate Almama
Şarkınızı stereo olarak mikslediğiniz zaman dahi mono olarak kontrol etmeniz önemli bir adım olur. Canlı performans mekanları, televizyonlar ve cep telefonları da dahil birçok dinleme cihazı mono kullanıyor. Bu nedenle miksinizi mono dinleyerek ses seviyesi, netlik veya faz ile ilgili bazı sorunları tespit etmenize ve buna göre çözümler üretmenize yardımcı olur.
Faz iptali benzer dalga formları birbirine zıt çalışırsa ortaya çıkar. İki benzer sinyalin 180 derece faz farkı olması birleştirildikleri zaman birbirlerini tamamen iptal etmesine neden olur. Faz sorunları nedeniyle miks içindeki öğeler zayıf, ince ve boş sesler çıkarır. Mono olarak toplandıklarında ise ses seviyeleri düşer veya kaybolabilir.
Stereo sinyali fazı sıklıkla ayarlanan stereo genişletme efektleri yanlış kullanılırsa öğeler mono olarak kaybolabilir. Birden fazla mikrofon aracılığıyla akustik gitar veya davul gibi enstrümanları kaydederken de bu önemli sorun ortaya çıkabilir. Nedeni ise sinyaller birleştirildiği zaman küçük zaman gecikmelerinin tarama filtresi etkisine neden olabilmesi.
Mono uyumsuzluğu ve faz sorunları nasıl engellenir?
Öncelikle miksinizi mono olarak dinleyin ve kontrol edin. Ana kanala bir mono yardımcı eklenti ekleyerek stereo ile mono çalma arasında geçiş yapabilir ve sorunları tespit edebilirsiniz.
Stereo sinyalinde faz gremlinleri ortaya çıkması durumunda kanalın bir tarafına faz ayarlama teknikleri uygulayabilirsiniz. Veya gerçek stereo kayıtlar için polarite ters çevirme anahtarı kullanmak da bir seçenek.
Sorununuz bir efektten kaynaklanıyorsa efekti hafifletebilir ya da farklı bir eklenti kullanmayı deneyebilirsiniz.
4. Boşluk Eksikliği
Seviyeleri her aşamada ölçmek oldukça önemli. Headroom ile boşluk eksikliği mastering sürecini zorlaştıran en büyük hatalardan biri olarak görülür. Optimum seviyeleri koruduğunuzda ise master’ın aşırı yüklenmesini önlemiş olursunuz.
Yeni başlayanlar genelde mix sırasında master ses seviyesini yaklaşık -3 dB ile -6 dB arasında tutmaya çalışabilir. Bu sayede mastering süreci için yeterli headroom oluşur.
5. Referans Olmadan Fazla Yüksek Sesle Dinleme ve Mixleme
Frekansların algılanması farklı ses seviyelerinde değişiklik gösterir. Kulaklarımız doğal olarak daha yüksek sesin iyi olduğunu düşünmeye meyilli olur. Artan ses seviyesi düşük ve yüksek frekansları vurgular. Dolayısıyla kısa vadede her elementin daha iyi ses vermesine yol açar.
Yüksek ses basıncı seviyelerinde (SPL) miksaj yaparken kulaklarınız daha hızlı yorulabilir. Müziğin iyi duyulduğunu düşünebilirsiniz ancak sesi kıstığınız zaman dengesizlik fark edilebilir. Ayrıca uzun stüdyo çalışmaları ve yorgun kulak mikste hatalar yapmanıza yol açabilir.
Ayrıca mix ve mastering alanında yeni olanlar genelde referans parçalardan yararlanmayı ihmal edebiliyor. Referans parçalar sayesinde profesyonel olarak mikslenmiş ve mastering yapılmış ticari kullanımda olan müziği inceleyebilirsiniz. Referans olmadan miksin çok parlak ya da karanlık duyulması gibi ton dengesinin bozulması ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
Referans olmadan ve yüksek sesle dinlemeye çözüm ne olabilir?
Daha düşük seviyelerde miks yapabilirsiniz. Bu sayede daha iyi mix kararları alabilir, yüksek sesin kulaklarınızı aldatmasını engelleyebilirsiniz.
Sonuç Olarak
Dinamik kontrol, temiz düşük frekanslar, mono uyumluluk, headroom’u koruma ve referans kullanımı üzerine odaklandığınızda mix ve mastering süreçlerinde özellikle başlangıçta karşılaşabileceğiniz sık yapılan hataları engelleyebilirsiniz.
