Pelin Toğrul, 16-21 Ekim tarihleri arasında İzmir’de, Swissotel Büyük Efes’te gerçekleşecek Skål International World Congress’te çalışmalarıyla yer alacak. Skål International, 1934’ten beri dünya çapında turizm, iş ve dostluğu teşvik eden küresel turizm profesyonelleri ağı olarak karşımıza çıkıyor. Toğrul da doğanın güzelliklerini ön plana çıkarttığı eserleriyle etkinliğin bir parçası oluyor.
Doğadan ilham alan özgün eserleriyle tanınan Pelin Toğrul, ayrıca farklı tarz ve uygulamadaki bir çalışmasıyla 7 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında Fener Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen “İstanbul’un Çok Sesli Semti: Fener” sergisinde yer aldı. Sergideki çalışmasında Balat silüetiyle karşımıza çıkan sanatçı, bu eserinde bölgeyi ikonik ögelerinden olan renkli evleri, kilise ve kayıklarla resmediyor. Daha çok doğayı konu alan çalışmalarına aşina olduğumuz Toğrul, bu eseriyle alışık olduğumuz tarzının dışına çıkıyor.

doğanın güzelliklerini ve canlılığını benzersiz bir şekilde yansıtIYOR
Pelin Toğrul’un sanata olan ilgisi, her zaman derin bir tutkuya dayandı. On yıllık kurumsal kariyerinin ardından iç mimarlık eğitimi aldı ve sanatla ilgili duygularını eserlerine yansıtmaya başladı. Doğadan ilham aldığı eserlerinde doğanın güzelliklerini ve canlılığını benzersiz bir şekilde yansıtarak, izleyicilere derin bir huzur ve estetik deneyim sunan sanatçı, kendi gözüyle doğanın güzelliklerini ön plana çıkarırken; Antoni Gaudi’nin eseri olan Casa Batllo’dan esinlenip, hayvanların doğası ve yaşamlarına göre ev konseptlerinden de bir seri oluşturarak, eserlerine canlılık ve hareket katıyor. Doğadaki hayvanlar, deniz yaşamı, kuşlar ve orman gibi temalarla, grileşen dünyada doğa ile huzur bulan bir perspektif sunuyor.

izleyicilerle derin bir bağ kurmayı hedefliyor
Pelin Toğrul ‘un çalışmaları sadece görsel değil, aynı zamanda dokunsal bir deneyim de sunuyor. Sanatçı, eserlerini kontrplak üzerine sıvayla yaparak doku yaratıyor, renklerle de canlandırıyor. Bu sayede izleyicilerin dokunarak hissetmesini sağlıyor. Sanatın dokunma ve hissetme duyularıyla bütünleştiği bu yaklaşım, izleyicilerle derin bir bağ kurmayı hedefliyor. Sanatçı, bu yaklaşımıyla mesafeleri ortadan kaldırarak her duyuya hitap etmeyi, bağ kurmayı ve bütünleşmeyi amaçlıyor.
