Moda Deniz Kulübü’nün sosyo-kültürel etkinlikleri arasında yer alan ve önemli bir marka haline gelen “Hülya Botasun ile Ressam Sofraları”, sekizinci yılına girdi. Sadece kulüp üyelerine özel ve 60-70 kişilik bir katılım ile sınırlı olan etkinliğin 24. buluşması, 10 Mart Çarşamba akşamı yapıldı. Hülya Botasun’un büyük bir titizlikle hazırladığı konuk ressam, Hollandalı “Altın Çağ” sanatçısı Johannes Vermeer idi. Tabi onun en çok bilinen eseri “İnci Küpeli Kız” tablosu, aynı zamanda gecenin gündemini de oluşturdu.

NEDEN ÇOK BİLİNEN BİR TABLO OLDU?
Aynı zamanda “Kuzeyin Mona Lisa’sı” ya da ‘Hollandalı Mona Lisa’ olarak da anılan “İnci Küpeli Kız” tablosunun yıldızının parlamasında, Chevalier’in 1999’da yayımlanan aynı adlı romanın da büyük etkisi olduğunu öğrendik.

BAROK DÖNEMİ ESİNTİLERİ
Vermeer’in hayatı, diğer eserleri, tekniği ve tablolarındaki ışık oyunları hakkında detaylı bilgiler paylaşan Botasun; “Barok dönemi esintileri, kullandığı renkler ve kumaş unsurlarını mükemmel bir uyum içinde resimlerine yansıtmış olması, beni hayli etkilemiştir” dedi.

JOHANNES VERMEER HAKKINDA…
Johannes ya da Jan Vermeer, 31 Ekim 1632 yılında Hollanda’da dünyaya geldi. Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla tanınan Hollandalı Barok ressam olarak 15 Aralık 1675 tarihinde, 43 yaşındayken hayata gözlerimi yumdu. Vermeer, yaşamı boyunca başarılı, taşralı bir tür ressamı olarak tanındı. Ölümünün ardından eşi ve çocuklarına borç bırakmasından (muhtemelen nispeten az tablo ürettiği için) zengin olmadığı anlaşılmakta. Vermeer, parlak renkler ve peygamberçiçeği mavisinden sarıya kadar pahalı boya maddeleri kullandığı resimleri üzerinde son derece dikkatli ve yavaş çalıştı. Tablolarındaki ışık kullanımı ve ustalıklı işleyiş ile ünlendi. Çalışmalarında çoğunlukla açık bir sevgi teması, özellikle de aşk hastalığı dikkat çeker. Onun eserlerinde yarattığı dünya, yaşadığına göre çok daha kusursuzdu. Ölümünün ardından iki yüzyıl boyunca unutulan Vermeer, 1866 yılında sanat eleştirmeni Thoré Bürger tarafından tekrar keşfedildi. Bürger, Vermeer’in 66 eseri hakkında bir makale yayınladı (bugün bu eserlerden 35 tanesinin onun olduğu kabul edilmekte). O günden itibaren Vermeer’in ünü büyüdü ve Hollanda Altın Çağı’nın en önemli ressamlarından biri kabul edilmeye başlandı.










