Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sanat iyi gelir!

İstanbullu sanatseverler için nisan ayının son haftaları epey hareketli geçti.

İstanbullu sanatseverler için nisan ayının son haftaları epey hareketli geçti. 60. Venedik Bienali’nin heyecanı henüz yeni başlamışken, adeta sanat baharı yaşadığımız bugünlere İstanbul Film Festivali, Artweeks İstanbul (9. edisyonuyla Bilgili Holding ev sahipliğinde) ve CI Bloom el ele girdi.

Venedik Bienali açılış gecesinde Türk çağdaş sanatçılarımızdan Nil Yalter, “Yaşam Boyu Başarı Altın Aslan” ödülünü aldı. İlki 1895 yılında yapılan Venedik Bienali’nin Türk Pavyonu’nu temsil eden önemli sanatçımız Gülsün Karamustafa’nın eserlerinden bazılarını ise geçen hafta CI Bloom’da da izleme şansımız oldu. CI Bloom, bu yıl 3. edisyonuyla oldukça keyifliydi. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda gerçekleşen fuara, 24 sanat galerisi ve 3 inisiyatif katıldı. Fuarın baş aktörlerini zaten okumuşsunuzdur. Benim dikkatimi çekenler ise şöyleydi:

  • 2006 yılından beri İstanbul’da yapılan çağdaş sanat fuarlarının hatırı sayılır bir izleyici ve katılımcı kitlesi oluştu. Artık çok başarılı işler, başarılı yerleştirmeler ile karşımıza çıkıyor ve bu bir bütünlük oluşturuyor. Bu anlamda küratöryel uzmanlığın da alana yerleştiğini gözlemliyoruz.
  • Taksim Sanat’ın bir kamusal sergi alanı olarak bu alanda olmasını önemli buluyorum. Daha iyi olacağına da inanıyorum. (Taksim Sanat; İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş’nin bağımsız sanatçılara destek olan, kamu alanındaki sanat galerisi.)
  • Ankara’dan Belm’art Space ilk kez fuara katılmıştı. Galerinin sanatçılarından Mustafa Yılmaz’ın “Parazit” adlı tablosunu büyük bir koleksiyoner aile aldı bildiğimiz kadarıyla. Fuardan mutlu ayrılan bir galeri oldu Belm’art Space.
  • Fuarlarda solo sergilerin olmasını önemsiyorum. Zira o alanın içinde daha yalın, sakin bir sergileme görmek, hem göze hem ruha iyi geliyor. Ve sizi o kalabalıkta biraz dinlendiriyor. Bu yıla örnek Server Demirtaş, Clements Wolf eserleri gibi… Server Demirtaş’ın kinetik heykelleriyle izleyiciyle kurduğu bağ giderek artıyor. İzlenesi bir durum…
  • Ben, Emilie Gotmann işlerini de çok beğendim. En sevdiğim heykelini ise Ömer Koç’un aldığını duydum.
  • 24 galerinin katıldığı fuara şöyle bir baktığımızda; deneyimli 40 yaşında galeri de vardı, henüz 1 yaşında galeri de vardı. Hepsi portfolyoları güçlü galeriler. Yeni galerilerle beraber diğer sanatçıların da yeni işlerini görmek, fuara bu yıl heyecan kattı. Sergileme tekniği ve kalitesinde bir bütünlük olması, gözü yormaması, rahat gezilebilir olması oldukça iyiydi.
Sanat iyi gelir

Fuarlar, sanat dünyasında önemli. Uzmanlar, dünyadaki sanat pazarının yaklaşık 65 milyar dolar olduğunu ve bunun yüzde 29’a yakınının sanat fuarlarına ait olduğunu söylüyor. Oldukça ciddi bir pay… Ve fuarlar, işin ticaretinin yanı sıra etkileşim kurması, gözün artistik eğitimi, öğrencilere örnek alan oluşturması gibi pek çok fayda da sunuyor.

Böyle fuarlarda sanatçıları işlerinin başında görüp, onlarla küçük sohbetler yapabilmek de ziyaretçilerin hoşuna gidiyor tabii. Daha iyilerine, yeni fuarlarla buluşmak dileğiyle… Sanat iyi gelir!