Sanatçı Yavuz Balkan’ın retrospektif resim sergisi 21 Mayıs – 11 Haziran tarihleri arasında Küçükçekmece Atakent Kültür Merkezi’nde…
Çalışmalarının çoğunlukla metafizik ve paranormal tezahürleri içerdiğini ifade eden eserlerine ve sergiye dair şunları aktardı:” Algı sahasının elverdiği ölçüde genişleyen düş gücü, çağlar boyunca evrilen insanlığa kılavuz olmuştur. Kadim geçmişe sahip mit ve ütopyalar günümüzün sanatında da tezahür ettiğine göre iki zaman dilimini birleştiren köprüdür. Mevcudiyeti sürüklene sürüklene çağımıza erişen anlatılar her daim ilgi alanıma girmiştir. Geçmişin yaşanmışlığından geriye kalan tortu ise kanımca başlı başına bir inceleme konusu. Günlük yaşamda önemsemeyip gözden kaçırdığımız fakat hep yanı başımızda duran şeyler sanat pratikleri sayesinde tekrar anlam kazanmıyor mu? İşte bu sebeple algılama ve frekans kavramları birbirinden ayrılmayan bir bütündür.
“YAĞLIBOYA, AKRİLİK, ÇİZİM VE READY MADE – HAZIR MALZEME TEKNİKLERİNİ KULLANIYORUM”
Bir şeyi sanat eseri yapan durum ise onunla olan etkileşiminizdir. Sanatın bir ‘algılama’, ‘özümseme’ ve ‘dışavurum’ biçemi olduğu düşünülürse eser üreten sanatçıyı uyaran ucu bucağı olmayan bir konu çeşitliliğinden söz edilebilir. Bu uyarıcı faktörlerin vücuda gelmesinde büyük rolü olan sanat pratikleri de yapay bariyerleri aşarak maddenin ötesindeki mana yoluyla her ruha dokunmayı bilir. Esas sır da görülen ile değil görmek istenen ile bakmaktır. Spiritüalist Bedri Ruhselman’ın tanımıyla: ‘’Yüksek mıntıkalar, bütün sanatların ilham aldığı, mükemmel ve ideal güzelliğin vatanıdırlar… Yüksek ruh için sanat, birçok veçheleriyle bir duadır. Ebedi Prensibe yapılmış bir ibadettir.’’ Konuları çoğunlukla metafizik ve paranormal tezahürleri içeren eserlerimde ağırlıklı olarak yağlıboya, akrilik, çizim ve ready made – hazır malzeme tekniklerini kullanıyorum. En çok savrulduğumuz bu salgın günlerinde sanatın iyileştirici gücü mukavemetimizi arttırıp bir nebze teselli veriyorsa ne mutlu bizlere…


