Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sanatın Özü, İnsanın Özü

‘Resim yapmayı bilmiyorsanız, resim yapmak sizin için çok kolaydır. Biliyorsanız

Resim yapmayı bilmiyorsanız, resim yapmak sizin için çok kolaydır. Biliyorsanız çok zor’

                                                                                                                      Edgar Degas

Dünyanın oluşumu ve insanın varoluşu konusunda birçok araştırma yapılmış, bilim adamları bu konuda epey çalışmış ve mesai harcamıştır. Araştırmaların sonunda sanatın ne zaman ve nasıl doğduğu konusunda kesin olmayan veriler elde edilmiştir. Bu konuda günümüze kadar gelen kalıntılar ve eserler incelenmiş; birçok bilim insanının farklı yönlerde yorumları olmasına, farklı teknikler kullanmalarına ve farklı bölgelerde araştırma yapmalarına rağmen birçok konuda ortak kanaate varmışlardır. Sonuç olarak, “Sanatın tarihi, insanlık tarihi ile eş değerdir.” gerçeğine ulaşılmıştır.

Doğal süreçle birçoğu yok olmuş mağara resimlerinden günümüze kadar gelebilmiş olanların, şaşılacak derecede güzel ve ustaca oldukları görülmektedir. Perspektifin kullanıldığı, hatta üç boyutlu etkisi verebilmek için mağaranın kolon kıvrımlarının kullanıldığını görmekteyiz. Altamira Mağarası’nda bulunan, avcının dürttüğü mızrağa hiddetle bakan yaralı bizon resmi, iyi bir örnektir. O dönemin şartlarında yapılan resimlerin kalitesi, özgünlüğü ve günümüz sanatkârlarının çalışmalarıyla büyük benzerlikler taşıması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Bilim insanları ve bazı araştırmacılar bu resimleri, günümüz resimleri ile karşılaştırmışlar, aralarında çok fark olmamasını oldukça şaşırtıcı bulmuşlardır. Binlerce yıl önce yapılan bu resimlerin, günümüz resim sanatına nasıl yansıdığı konusunda da araştırmalar yapılmış, mağara resimlerinden etkilenerek resim çalışmalarını sürdüren sanatçılar olduğu görülmüştür…

YARATICILIKTA ÖZGÜNLÜK, DEĞERLİDİR

İlk insanların etkilenecek veya kopya edecekleri örnekleri hiç olmadı… Gerçekten en özgün eser veren sanatçılar ilk insanlar diyebiliriz. Yaratıcılık, sanatçıların en ön plana çıkan özelliklerindendir. Sanatla uğraşanlar için yaşadıklarından ve çevrelerinden etkilenmeleri de eskilere dayanıyor. Mağara duvarlarına yapılan resimlerin konularına baktığımızda da bunu görüyoruz.

Mağara duvarlarına çizilen resimlere dünyanın birçok farklı yerlerinde rastlanmıştır. En önemli olanları; ilk keşfedilen mağara Altamira Mağarası (İspanya), Magura Mağarası (Bulgaristan), Kakadu kaya çizimleri (Avustralya)  ve Fransa’daki Lascaux ve Chauvet Mağarası’dır.

İnsanoğlu, yaşam mücadelesi verirken bir yandan da birçok sanatın tohumlarını atmıştır. İlk insanların yaşam şartlarının son derece zor ve ilkel olmasına rağmen özellikle resim sanatı ile uğraşmaları, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur… Yaşadıkları mağaraların duvarlarını resimlerle donatmalarının altında yatan sebepler hakkında bilimsel araştırmalar yapılmış ve bilim insanları tarafından çeşitli görüşler ortaya konmuştur. Temelde yatan sebep ne olursa olsun, içinde bulundukları yaşam şartlarına rağmen insanoğlunun sanatla iç içe bir yolculuk yaparak günümüze kadar geldiği ve dünyanın sonuna kadar böyle devam etmesinin de kaçınılmaz olduğu aşikârdır.

İnsanlar, hayatlarının bütün evrelerinde beynin sağ ve sol bölümlerini aktif bir şekilde kullanırlar. Sağ bölüm şarkı söylemek, resim yapmak enstrüman çalmak gibi güzel sanatlarla ilgili aktivitelerin planlandığı; sol bölüm ise kısaca matematik ve fenle ilgili sayısal bölümdür. Özetlersek sağ bölüm sözel, sol bölüm sayısal bölüm diyebiliriz. Dünyada her konuda olağanüstü bir denge vardır. Denge bozulduğunda problemler başlar. Beynimizi de dengede tutmak zorundayız. Sağ ve sol bölümün dengeli biçimde gelişmesi için çalışmalar yapmalıyız. Böylece ruh sağlığımızı da dengelemiş oluruz.

SANAT, HER ZAMAN VE HER YERDE

Başarılı insan, ruh sağlığı dengede olan insandır. Bu nedenle, gerçekten başarılı olmak için güzel sanatlara da hayatımızın önemli bir kısmında yer vermemiz gerekmektedir. Hangi meslekle uğraşırsak uğraşalım, güzel sanatlarla yakından ilgilenmeliyiz.

Sanatın gerekliliği asla tartışılmaz, tartışılamaz… Sanatın gerekliliğini tartışmak abes ve zaman kaybıdır. Sanat, insanın insan olma serüvenidir. Sanat, toplumsal-kültürel yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Sanatçı etkilenir ve kendine has heyecanlarını, duygularını, etkilendiklerini, hayal gücünü, duyumlarını özgürce kullanarak ifade eder ve sanat eseri ortaya çıkar.

Sanattaki yaratıcılık ilk insanlara dayanır. (Yaratıcılık asla yoktan var etmek anlamında düşünülmemelidir.) İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri de budur. Yaratıcılık, bilim insanlarının uzun süredir üzerinde önemle durdukları bir konudur ve doğuştan geldiği savı artık terk edilmekte ve iyi bir eğitimle herkesin yaratıcı olabileceği düşüncesi kabul görmektedir.

EĞİTİMDE SANAT ÇOK ÖNEMLİDİR

Tüm bu bilgilerin ışında bilinmesi ve önemle ele alınması gereken bir mesele var, o da; çocukların eğitim almaya başladıkları ilk andan itibaren, sanatın çeşitli dallarıyla tanıştırılmasıdır. Özellikle ülkemizde resim iş dersleri, el sanatları dersleri, müzik derslerinin önemsenmeyişi çok üzücü bir durumdur. Sanatsal her türlü çalışma, aslında öğrencinin hayal gücünün yanında yaratıcılığını da geliştirir. Resim derslerinde biz resim öğretmenlerinin asıl amacı, öğrencilerin güzel resim yapmayı öğrenerek ileride ressam olmaları değil, öğrencilerin yaratıcılık gücünü geliştirmesi, karşılaştıkları sorunları alternatif düşünme ile çözmeleridir. Sanat eğitimi sayesinde, tasarlama yeteneklerinin gelişmesi, özgün düşünme becerilerinin artması ve kendilerine güven duymaları, görsel ve estetik beğeni düzeyleri yüksek gençler olarak yetişmeleridir.

Öğrenci velileri ve öğretmenler, sanat eğitimi konusunda bilinçli ve duyarlı olmalı, bu derslerin öğrencilerin boş zamanlarını doldurma uğraşısı olmadığını, olmaması gerektiğini görmelidirler. Başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmek istiyorsak, her bireyimize sanat eğitimi vermeli; eğitimin her döneminde sanat eğitimini önemsemeliyiz. Bu konuda toplumu bilgilendirilmeli, bilinçlendirilmeliyiz. Yaratıcılık bize, hayatımızın her döneminde gerekmektedir. Yaratıcılığın gelişmesinde sanat eğitiminin rolünün tartışılmaz olduğu, üstün zekâ ile yaratıcılık arasında bir bağ olduğu asla unutulmamalıdır.

‘Çocukken herkes bir sanatkârdır, zor olan yetişkinken sanatkâr kalabilmektir’ Pablo Picasso

Harun Arı