Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Senarist Eyüphan Erkul: Odağım toplumdaki ötekiler üzerine!

1969 Gaziantep doğumlu senarist Eyüphan Erkul Tiyatro’ya olan sevgisi için

1969 Gaziantep doğumlu senarist Eyüphan Erkul Tiyatro’ya olan sevgisi için ailesinin istediği sakin yaşamdan vazgeçti. Yaklaşık beş yıl Turgut Özakman’dan yazarlık dersi alan Erkul’la önümüzdeki aylarda çıkacak olan yeni romanı “Cahide”yi de konuştuk…

Bize biraz kendinizi anlatır mısınız? 

Ben Antep’te doğdum, orada büyüdüm. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya fakültesi Tiyatro bölümünden mezunum. O zamanlar rüya takımı gibi hocalar vardı. Benim tiyatro görgüm ilk orada oluştu. Yazarlığa çocukluğumdan beri hevesliydim, tiyatro bölümü içinde yazarlık okudum. 20 yıl kadar önce de İstanbul’a geldim, işe ilk olarak dizilerde reji asistanı olarak başladım. Uzun bir süre de editörlük, yayın yönetmenliği yaptım. Dizi, film ve romanlar yazdım.

Aileniz Tiyatro okumanıza karşı mıydı?

Evet. Ben üniversite sınavında iktisat kazanmıştım. Ancak o bölümü okumadım ve Ankara’ya geldim. Özel yetenek sınavlarıyla alıyordu Ankara tabii. Tiyatro bölümünü kazandığımda babam çok bozuldu. O daha sakin bir işte çalışmamı istiyordu ama diğer bölümlerden birinde ben okusaydım çok mutsuz olacaktım! Daha sonra bir şekilde ailem ikna oldu.

Çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ben ilk Ankara’da çekimi yapılan Ferhunde Hanımlarda yazmaya başladım. Bin 300 bölüm süren günlük dizi. Sonra klasik Türk filmlerinde ki gibi bohçamı aldım ve İstanbul’a iş aramaya geldim. İstanbul’da bir çok dizi de reji asistanlığı yaptım.  Sonra yayın evlerinde çalışmaya başladım, yayına hazırladığım 500 kitap olduğunu söyleyebilirim. Bu aralarda da dizilerde yazdım mesele “Alanya – Almanya”, “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir” gibi… Sinema ‘da ise Orhan Oğuz’a “Eksi Bir” adında bir film yazdım ve yurtdışında oldukça ilgi gördü çünkü bir sanat filmiydi. Şimdi yapımcılığını Bahadır Atay’ın yapacağı Şanlıurfa’da geçen bir komedi filmi yazıyorum ve  önümüzdeki aylarda da yeni romanım yayınlanacak. Romanım Cahide Sonku’yu ele alıyor.

Gerek film, dizi yazdığınızda gerekse  roman yazdığınızda nelerden esinlenirsiniz?

Her şeyden olabiliyor! Çağdaş Roman’ın ilgi alanı felsefeyle paralel ilerliyor. Günümüz yaşayan felsefenin ilgi alanları bizim yaşayan romancılarında ilgi alanı. Dolayısıyla benim odağım toplumdaki ötekiler üzerine! Onların yaşadığı zorlukları ele alıyorum.

Peki bize yakında çıkacak olan romanınız Cahide’den biraz bahseder misiniz?

Cahide bir tiyatro oyuncusu ve 1981’de vefat ediyor.  Kendisi Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve en ünlü oyuncusudur. 30’larından itibaren filmini milyonlar izliyor, zengin bir hayatı var. Daha sonrasında boşanıyor hemen sonrasında film şirketi yanıyor ve hayatı kötüleşmeye başlıyor. Çok trajik bir hayatı var. Romanı hazırlayabilmek için çok uzun süre gazete arşivi ve Taksim Kitaplığında çalıştım. Hakkında düzgün yazılmış bir kitap yok internetteki bilgiler de birbirinin aynısı. Bazı tarihler buldum ve o tarihlerdeki gazeteleri çıkardım, İstanbul şehir tiyatrolarının eski adı Darülbedayi-i Osmani idi. 40 yıllık Darülbedayi dergilerini  taradım hangi oyunlarda oynadığını bulmak için. İlk defa Sonku’nun oynadığı tiyatroları listeledim.

Geleceğe yönelik planlarınız neler?

Kafamda bir tiyatro oyunu var. Fenerbahçe’nin tarihini ele alan bir tiyatro. Fenerbahçe’nin tarihinde çok ilginç kişilikler var ve ben onları tiyatro sahnesine taşımak istiyorum aslında Fenerbahçe’nin genel olarak tarihi çok ilginç. Ben Fenerbahçe’nin oyuncularıyla beraber tarihini tiyatroya taşımak istiyorum.