Çoğunluğu Kadıköylü yaklaşık 40 kadın ressam, oluşturdukları grup ile farkındalık yaratma yolunda önemli adımlar atıyor. Küratörlüğünü Eda Aner’in yaptığı, “Şiddetin hiçbir bahanesi yoktur” sloganı ile ilki Hilton Kozyatağı’nda düzenlenen ve 9 Kasım’a kadar ziyarete açık olan “Sessiz Çığlıklar” sergisi, sanatseverlerden gördüğü yoğun ilginin ardından ikinci sergisini 11 Kasım’da Bof Hotel Ümraniye’de açıyor.
19 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek “Sessiz Çığlıklar 2” resim sergisi hakkında İstanbul Sanat Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Küratör Eda Aner, şunları ifade etti: “Yaklaşık 40 ressam ile yola çıktığımız ‘Sessiz Çığlıklar’ resim sergimizin ilkini, 1 Kasım’da Prof. Dr. Mansur Beyazyürek’in şiddet ve sanat konulu konferansı ile gerçekleştirdik. Her sanatçının şiddeti tarif ettiği sergimizin gelirlerinin bir kısmının, sanatçılar tarafından şiddet mağdurlarına ve ihtiyaç sahiplerine bağışlanması kararı alındı.”

“HER TÜRLÜ PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL ŞİDDETE KARŞIYIZ!”
Amaçlarının kadına, erkeğe, hayvana, gence, yaşlıya, doktora, sağlık çalışanına, öğretmene, avukata, hakime, polise, kısaca tüm canlılara uygulanan psikolojik ve fiziksel şiddetin önünde durmak olduğuna vurgu yapan Aner; “Şiddetin insan psikolojisi ve sağlığı üzerindeki zararlarına değinmek, önlemek için toplumsal ve bireysel farkındalığa bir nebze de olsa destek olmayı hedefliyoruz” dedi.

“insanlığın barış içinde yaşaması en büyük gayemiz”
İlk sergiyi Hilton Kozyatağı’nda hayata geçirdiklerini, ikinci sergiye ise Bof Hotel Ümraniye’nin ev sahipliği yapacağını aktaran Eda Aner; “Sergilerimizin açılışları, ülkemizin önde gelen psikiyatrist ve psikologları tarafından mini konferanslar ile yapılacak. Uygar toplumlarda yüksek sesle konuşmanın bile hoş karşılanmadığı bir yüzyılda, insanlığın barış içinde yaşaması en büyük gayemizdir. Sergilerimiz 81 ilde gerçekleşmek üzere planlanmış olup; tüm belediyeleri, ilgili kurumları ve yardım derneklerini, bu sosyal sorumluluk projemizde destekçimiz olarak görmeyi ümit ediyoruz. Gelecek nesillere huzur ve barış dolu bir dünya bırakmak umudu ile…”






