Sıfır Atık Vakfı ile Rum Vakıfları Derneği iş birliğinde düzenlenen “Sıfır Artı Sergisi”, sanatın dönüştürücü gücüyle çevre bilincini buluşturarak Maraşlı Rum İlkokulu’nda gerçekleştirilen kapanış resepsiyonu ile sona erdi. Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirilen “Sıfır Atık Artı” projesi kapsamında hazırlanan sergi, sürdürülebilirliği sanatın evrensel diliyle yorumladı.
Rum Ortodoks topluluğu ile kurulan diyalog neticesinde ortaya çıkan bu iş birliği, çevresel duyarlılığın sanat aracılığıyla ifade bulduğu ve inanç topluluklarının dönüşümde öncü rol üstlenebileceğini gösteren güçlü bir örnek oldu. 21 Temmuz 2025’te açılan sergi, İstanbul’un çok kültürlü hafızasına ev sahipliği yapan Fener’de, dini ve kültürel mekânların sürdürülebilirlik temelli uygulamalarda nasıl örnek teşkil edebileceğine dair ilham verici bir anlatı sundu. Programa; İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı Rav David Sevi ve çok sayıda ruhani lider ile davetli katıldı.

“Artık Atık Olmasın!”
Sergi, “Artık atık olmasın!” sloganıyla kullanılmayanın yeniden değer kazanabileceğini, unutulanın hatırlanabileceğini ve atığın anlamla örülebileceğini vurguladı. Küratörlüğünü Yasin Tütüncü’nün üstlendiği sergide; Prof. Dr. Çiğdem Çuhadar Öz, Meyçem Ezengin, Mehlika Hilal Kırca ve Serkan Şerefhanoğlu, tekstil atıklarını sanatsal birer anlatı aracına dönüştürerek izleyicileri düşünsel ve duygusal bir yolculuğa çıkardı. Serginin ilham kaynağı, 30 Mart 2025 Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün teması olan “Moda ve Tekstilde Sıfır Atık Hedefi” oldu. Anadolu’nun binlerce yıllık dokuma geleneğinin simgesi sayılan Pazırık Halısı’nın tekstil atıklarıyla yeniden dokunması ise geçmişin bilgeliğini günümüzün çevresel sorumluluğuyla buluşturdu.

“İsraf, insanlığın ortak sorunu”
Kapanış resepsiyonunda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin dünya çapında yankı bulduğunu ve somut çıktılar ürettiğini vurguladı. Gül, kaynakların sınırlı, ihtiyaçların ise sınırsız olduğu günümüzde israfın ve kanaatsizliğin insanlığın en büyük sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Çevre sorunlarının sınır, milliyet ve din tanımadan herkesi etkilediğini kaydeden Vali Gül; “İsrafın ortadan kalkması, imkanlarla yetinmeyi benimsemek, dünyadaki çatışmaların ve adaletsizliklerin azalmasına da katkı sağlayacaktır” dedi.

“Küresel bir marka olduk“
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise hareketin Emine Erdoğan’ın liderliğinde başladığını hatırlatarak, vakfın bugün Türkiye’den dünyaya yayılan küresel bir marka hâline geldiğini ifade etti. 2022’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edildiğini hatırlatan Ağırbaş, BM çatısı altında kurulan Sıfır Atık Danışma Kurulu’nun onursal başkanlığına da Emine Erdoğan’ın seçildiğini vurguladı. Samed Ağırbaş, vakfın Türkiye’nin 81 ilinde ve dünyanın 193 ülkesinde yürüttüğü çalışmalara dikkat çekerek, azınlık cemaatleriyle yürütülen ortak projelerin önemini vurgulayarak; “Ermeni Patriği ve Rum Patriği ile yaptığımız görüşmelerde ortak çevre çalışmalarında buluşma kararı aldık. İstanbul’un tarihi mekanlarında ve azınlık cemaatlerine ait eğitim kurumlarında sıfır atık faaliyetlerimizi artıracağız” diye konuştu.

“Sürdürülebilirlik, ortak sorumluluk“
Kapanış resepsiyonunda söz alan Fener Rum Patriği Bartholomeos da inanç, sanat ve hafızanın sergide güçlü bir şekilde bir araya geldiğini belirterek, serginin gelecek nesillere karşı vicdani sorumlulukları hatırlattığını söyledi. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada sınırsız büyüme arayışının kırılgan olduğunun altını çizen Bartholomeos; “Sürdürülebilirliği merkeze alan üretim ve tüketim modelleri artık bir tercih değil, ortak bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı. Patrik, sergideki eserlerin tüketim kültürünü sorgulatan güçlü mesajlar verdiğini aktararak, Sıfır Atık Hareketi’ni Tanrı’nın insana emanet ettiği dünyayı koruma çağrısı olarak nitelendirdi. Emine Erdoğan ile Papa arasında başlayan diyalogun farklı inançların ortak vicdanla buluşmasına örnek olduğunu ifade eden Bartholomeos, serginin atıkları fırsata dönüştürme yolunda ilham olmasını temenni etti.


