Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

54. İstanbul Müzik Festivali için geri sayım başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda, T.C.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihlerinde 2026 yılı teması olan ”Ânın İçinde / Here & Now” ile bizlere bakın nasıl bir programla sesleniyor…

İstanbul Sanat Dergisi olarak bir araya geldiğimiz İstanbul Müzik Festivali Direktörü Sevgili Efruz Çakırkaya; “Geçicilik, hayatın temel hakikati. Müzikte de her performans biriciktir; hayat gibi anın içinde doğar, büyür ve kaybolur” diyor.

Bu anlayışla kurgulanan festival, sanatın zamansızlığı ile insan ömrünün sınırlılığı arasındaki karşıtlıktan da yola çıkarak oluşturulan eşsiz programını 23 konser ile yine İstanbul’un en prestijli salon ve tarihi mekanlarında sunmak üzere ilk notaya gün sayıyor. İzleyici, dünya prömiyerlerini ve çok disiplinli projeleri izlerken; sanatı/sanatçıyı onurlandıran İstanbul Müzik Festivali, 54 yıldır izleyicisinin onurlandırdığı haklı gururu yaşıyor.

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Sevgili Efruz Çakırkaya
İstanbul Müzik Festivali Direktörü Sevgili Efruz Çakırkaya

Geçtiğimiz kasım ayında yıldız iki etkinliği açıkladınız. Bu sene 125. yılını kutlayan Viyana Senfoni Orkestrası, daimi şefi Petr Popelka ile üst üste iki konser için İstanbul’da olacak.

Evet, bu kutlama çerçevesinde bir dünya turnesindeler. Müthiş bir tarihi ve özgün geleneği olan bir orkestra… 23 ve 24 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi’nde iki akşam, klasik müzik repertuvarının en sevilen eserlerini sunacaklar. Programlarında iki farklı saz ve solist var. İlki, 2021 Chopin Yarışması birincisi, Çin asıllı, aslında Kanadalı piyanist Bruce Liu.

Bildiğiniz gibi Chopin Piyano Yarışması, dünyanın en iyi yarışmalarından bir tanesi ve oradan çıkan isimler sonra tarihe isimlerini yazdırıyorlar. Kuşağının en etkileyici piyanistleri arasında gösterilen sanatçı, şu an dünyanın en müthiş orkestralarıyla sahnede. Bu ilk akşamda, önce Beethoven’ın Üçüncü Piyano Konçertosu’nu Bruce Liu’dan ve ardından Schubert’in “Büyük” senfonisini Viyana Senfoni Orkestrası’ndan dinleyeceğiz.

Bir diğer solistimiz, ikinci akşam çıkacak olan İran asıllı, Avusturya doğumlu Kian Soltani. Kendi jenerasyonunun en değerli ve başarılı çellistlerinden biri. Bu program tamamen Dvořják eserlerine ayrıldı. Romantik dönemin en renkli senfonik eserlerinden, bestecinin Amerika’dayken memleketine bir aşk mektubu gibi yazdığı ve “Yeni Dünyadan” alt başlığını verdiği 9. Senfoni’si ve en sevilen eserlerinden “Si Minör Viyolonsel Konçertosu” seslendirilecek. Tarih içerisinde Herbertvon Karajan’dan Carlo Maria Giulini’ye, tarihe ismini yazdırmış pek çok büyük şefin müzik direktörlüğünde yıllarını geçirmiş bir orkestra Viyana Senfoni Orkestrası. Orkestra, şu andaki müzik direktörü ve daimi şefi Petr Popelka ile İstanbul izleyicisi ile buluşacak.

İstanbul Müzik Festivali İKSV
Tekfen Filarmoni Orkestrası

Açılış gecesi konserini, yıldız şef Aziz Shokhakimov’un sanat yönetmeni ve daimi şefi olduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası ile yapacaksınız. Konuk solist ise yine Özbek kökenli olan piyanist Behzod Abduraimov.

Evet, kendisi henüz 18 yaşındayken Londra Uluslararası Piyano Yarışması birincisi olmuştu. Bu başarının ardından dünyanın en iyi orkestralarının ve festivallerin düzenli konuğu olarak gıpta edilecek bir uluslararası kariyere sahip oldu. Gecenin programı da muazzam Rus klasik müzik geleneğinin biri romantik, diğeri modernist iki büyük temsilcisine ayrıldı. Rachmaninoff’un tüm dünyada ününü pekiştiren “2. Piyano Konçertosu” ve Stravinsky’yi 27 yaşında uluslararası üne kavuşturan, 1919’da yazdığı “Ateş Kuşu Balesi” üzerine daha sonra yazdığı süiti.

Maria Joao Pires
Maria Joao Pires

Bu konser öncesi her yıl olduğu gibi ödül ve plaket töreni yapılacak. Bu yıl festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi, Portekizli piyanist Maria Joao Pires. Her konser biricik ve sürprizlerle dolu olabiliyor diyoruz ya, kendisi tam da bu sürprizlerden birini 1998’de yaşayan ve müzikal zekasını gösteren sanatçılardan biriydi ve nasıl da iyi yönetmişti o anı… Ayrıca, Budizm eğitimi aldığını da biliyoruz.

Evet, ziyadesiyle onda gördük bunu. Maria Joao Pires, yaptığı tüm eğitim projeleriyle müziğin, kültürün herkes için bir hak olduğuna dair savunusuyla müthiş bir müzisyen, gerçek bir idol ve ne yazık ki sağlık sorunları nedeniyle de yakın zamanda sahnelerden çekildiğini açıkladı. Gönlümüzden geçen, onu sahnemizde bir kere daha dinleyerek ödülünü vermekti. Ancak artık konser vermeyeceğini açıkladı. Biz de bu zamana kadar klasik müzik dünyasına verdiği tüm emekleri için bir şükran ifadesi olarak, kendisine festivalimizin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü vereceğiz.

Festivalin Onur Ödülü’nü ise bu yıl Turgay Erdener’e veriyoruz. Turgay Bey’e pandeminin başladığı 2020 yılında, Beethoven senesinde bir eser siparişi vermiştik. Eserin dünya prömiyeri canlı olarak izleyiciyle buluşamamıştı ne yazık ki; biz de tüm festival konserlerinin tarihi mekanlarda kaydını alıp, özel bir platformdan yayınlayarak sunmuştuk. Türk klasik batı müziği anlamında, Türk müzikal dünyasına yaptığı müthiş hizmetleri var Turgay Bey’in. Tüm birikimini bir sonraki nesile aktardığı eğitimci kişiliği de son derece kıymetli. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yetiştirdiği onlarca öğrencisiyle aslında kendi dönemine, kendi müzikal diline de aktarmayı başarabilmiş bir sanatçı. Bu sene festivalin Onur Ödülü’nü de tüm bu hizmetlerinden ve katkılarından dolayı kendisine takdim edeceğiz.

54. İstanbul Müzik Festivali

Bu ödüller vasıtasıyla yaşarken insanlarımızı onurlandırmak ne kadar kıymetli. Festivalin önemli misyonlarından bir tanesi bu. Nitekim geçen sene ödül verdiğiniz Mesut İktu’yu da yakın zamanda kaybettik.

Kesinlikle öyle. O kadar mutlu bir akşam geçirdi ki Mesut Bey. Onunla birlikte biz de… Milliyeti ne olursa olsun müzik dünyasına, kültür ve sanata hizmet eden çok fazla isim var. Bir sonraki jenerasyona bilgilerini aktarıyor, üretim ve eğitim anlamında devamlılığı sağlıyorlar. Dolayısıyla bu isimlerin yaşarken taltif edilmesi, hizmetlerine bir teşekkür edilmesi çok değerli. Ödül verdiğimiz sanatçı hala konsere çıkabiliyorsa, kendisini sahnede izleyici ile buluşturuyor ve o anın güzelliği içinde ödülünü de takdim ediyoruz. Tabi çok daha duygusal bir akşam yaşanıyor.

Süreyya Operası
Süreyya Operası

Bu yıl ilk defa gerçekleşecek olan “Rahat Konser” başlıklı dinletileriniz ise duyusal hassasiyetleri olan veya otizm spektrumundaki dinleyiciler için, öyle değil mi?

Kültür-sanatın herkesin erişimine açık olması gereken bir hak olduğu düsturuyla yola çıktık. Özellikle farklı nöroçeşitliliği olan bireyler için, dikkatini uzun süre anda tutamayan, uyaranlara karşı hassasiyeti olan bireyler ve hatta demans hastalığından muzdarip izleyiciler için konser kurallarının esnetildiği iki konser projemiz var programda. Salon ışıklarının tamamen karartılmadığı, ses seviyesinin belli ölçüde tutulduğu, izleyicinin istediği zaman girip çıkabildiği bir formatı olacak bu konserlerin. Böylece, daha kapsayıcı ve erişilebilir bir dinleme ortamı sunmaya çalışacağız.

Ve bu konserler ayrıca, daha erişilebilir bilet fiyatlarıyla sunuluyor. Aslında etiketlenmiş bir rahatsızlığı olmasa da bu anlattığımız detaylara hassasiyeti olan pek çok insan da var. İşte, klasik müzik konserlerinin bilinen o kural kalıplarının dışına çıkıldığı, her şeyin özel olarak tasarlandığı dinletiler bunlar. Süreyya Operası’nın fuayesi de özel ikramların sunulacağı ve sakin köşelerin oluşturulacağı bir hale getirilecek.

Bahariye Mevlevihanesi
Bahariye Mevlevihanesi

Festival temasına özel üretilmiş projelerden biri de “Nefesin İzinde” olacak bu sene. İlki, Bahariye Mevlevihanesi’ndeki konser. Burada son bölümde bir Mevlevi ayini de olacak değil mi? Bu proje kapsamında ikinci akşam ise Kapalıçarşı’da yapılacak olan “Ânın Güzellikleri” isimli etkinlik var.

Tam olarak bir Mevlevi ayini değil, ancak ilk akşamki konserde 17 ve 18. yüzyıldan Cumhuriyet dönemine kadar hem Bahariye Mevlevihanesi’yle birebir ilişkisi olan hem olmayan Türk müziği bestecilerinin (Itri, Dede Efendi gibi) farklı formlardaki eserleri seslendirilecek. İlahi, nefes, şuğul, ayin gibi dini müzik formlarına yer verilecek. Bunlar da aslında yine nefesle anda kalmak üzerine daha ruhani formlar. Aslında insanoğlunun bu tarz müzikal içeriklerle yapmaya çalıştığı şey, o anda bir yüksek güçle bağ kurmak, dua etmek, içine dönmek ve ruhani bir rahatlamaya ulaşmak. Sahnede beş hanende, beş tane sazende yer alacak. Projenin ana hatlarını ve repertuvarını, genç ve çok başarılı bir müzisyen olan sevgili Ahmet Yağmur Kucur ortaya çıkardı.

Projede, Kültür ve Turizm Bakanlığı farklı korolarında, topluluklarında çalışan müzisyenler var. Bahariye Mevlevihanesi’ni de festivalde ilk kez kullanacağız. Festivalde bu tarz özel içerikleri, onunla uyuşacak bir mekanda sunmaya özen gösteriyoruz. Böyle bir içerik de ancak bir Mevlevihane içerisinde anlamlı olabilirdi. Festival temasına gönderme yapan ve bu tema üzerine kurulan bir başka konser de Kapalıçarşı’daki konserimiz “Ânın Güzellikleri”. Bu projede de çok yönlü besteci, setar üstadı, İran asıllı Kanadalı Kiya Tabassian, kendi kurduğu topluluğu Constaninople Ensemble ve Türk saz sanatçıları ile sahnede olacak.


Bu sene İstanbul Müzik Festivali, hem sinemaseverlere hem dans severlere bir sürpriz yaptı. Çağdaş dans sevenler için güzel bir haber; İtalya’nın uluslararası çapta en tanınmış çağdaş dans topluluğu Aterballetto, üçlü bir programla festivale konuk oluyor. Ve unutulmaz film müziklerine imza atan Ennio Morricone’nin en ikonik eserlerinin seslendirileceği, Dirk Brosse yönetimindeki Borusan İstanbul Flarmoni Orkestrası, “Morricone – Sinemanın Sesi” başlığıyla bir konser verecek ve bu AKM’deki konser, Caddebostan sahiline kurulacak bir sahneden ücretsiz olarak izlenebilecek.

Aterballetto - "Rhapsody in Blue"
Aterballetto – “Rhapsody in Blue”

Bu yıl “Müzik Rotası Beyoğlu”nda Kırım Anglikan Kilisesi, Üç Horan Ermeni Kilisesi ve Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi’nde; “Hafta Sonu Klasikleri” de Yoğurtçu Parkı ve Yıldız Parkı’nda olacak. Kadıköy yakasında festival mekanı ise Süreyya Operası binası olacak.

Buraya sığdıramadığımız konser başlıklarından “Aterballetto” AKM’de; “Berlin Solistleri”, “Yarının Kadın Yıldızları” ve “Kaan Bulak & Ensemble” Kadıköy’de; Kammerakademie Potsdam & The Jussen Brothers Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda; “Disco Klasik Salon” İKSV’de; “Müzede Bir Fado Akşamı”, solist Sara Correia ile İstanbul Arkeoloji Müzesi Bahçesi’nde; Enrico Pierranunzi Trio ise İtalya Başkonsolosluğu bahçesinde olacak. Konser detayları için okuyucuları festival sitesine (muzik.iksv.org) yönlendiriyor ve “Müzik, günlük yaşamın tozlarını ruhundan siler” diyen Bertold Auerbach’ın sözünü hatırlayarak, sizleri festivale davet ediyoruz.