Hasan Sarıtaş Galeri, Azerbaycanlı ressam Elçin Mustafayev ‘in sergisine ev sahipliği yapıyor. 2 Mayıs tarihi itibariyle açılan sergide, sanatçının aralarında son dönem çalışmalarının da yer aldığı 16 parça eseri bulunuyor. Sergi, 11 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyarete açık olacak.
ŞEHRİN HAFIZASI
Mustafayev’in “Şehrin Hafızası” adını verdiği sergisi, kentsel mekânın yalnızca fiziksel bir yapı değil, aynı zamanda kolektif belleğin katmanlı bir taşıyıcısı olduğu fikri üzerine inşa edilmesine gönderme yapıyor. Sanatçı, İstanbul’un simgesel siluetlerinden birini merkezine alarak; mimari formlar ile ışık, renk ve atmosfer arasındaki ilişkiyi yeniden yorumluyor. Bu yaklaşım, şehri sabit bir görüntü olmaktan çıkarıp, sürekli dönüşen ve hatırlama süreçleriyle yeniden kurulan bir deneyim alanına dönüştürüyor.
BİREYSEL VE KOLEKTİF YAŞANTILARIN İZLERİ
Elçin Mustafayev ’in resimlerinde dikkat çeken en belirgin unsur, ışığın resimsel bir araç olmanın ötesine geçerek bir hafıza taşıyıcısı haline gelmesidir. Gece manzarasında parlayan kent dokusu, bireysel ve kolektif yaşantıların izlerini taşırken; yüzeydeki parçalı renk kullanımı, zamanın süreksizliğini ve hatırlamanın fragmanlı doğasını görünür kılıyor. Bu bağlamda sanatçı, kent manzarasını temsilden ziyade, bir “algı alanı” olarak ele alıyor.

TARİHSEL SÜREKLİLİĞE İŞARET
Eserlerdeki mimari öğeler –surlar, kuleler ve kıyı hattı– tarihsel sürekliliğe işaret ederken; çevreleyen modern şehir dokusu ile kurdukları gerilim, geçmiş ile şimdi arasındaki geçirgen sınırları vurguluyor. Bu karşılaşma, izleyiciyi yalnızca bir manzaraya bakmaya değil, o manzaranın içinde yer alan zamansal katmanları okumaya davet ediyor.

DUYGUSAL VE ZİHİNSEL BİR SÜREÇ VURGUSU
“Şehrin Hafızası”, İstanbul’un romantize edilmiş bir temsilinden ziyade, onun çok katmanlı ve çoğu zaman çelişkili yapısını ortaya koyuyor. Mustafayev, kentle kurulan ilişkiyi görsel bir anlatıya dönüştürürken, izleyiciyi kendi hafıza haritasını yeniden düşünmeye çağırıyor. Böylece sergi, şehirle kurulan bağın yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel bir süreç olduğunu hatırlatıyor.


