Bu yıl 28 galeri ve 4 sanat inisiyatifiyle 5. edisyonunu sanatseverlerle buluşturan CI Bloom, sanatta baharı karşıladı. Fuar, bu anlamda genç galeri ve sanatçıları destekleyen bir amaca sahip olarak büyüyor.
Bu yıl 6 yeni galeri daha katıldı. Yaşadığımız ekonomik krize, coğrafyamızın yanı başındaki savaşa rağmen, 20 senedir yapılan Contemporary Istanbul’un yanında büyüyen CI Bloom’un da 5 senedir yapılıyor olması tabi daha anlamlıydı. Bu minvalde sürdürülebilirlik bayrağını kaliteden ödün vermeden taşıması, hem galericilere hem izleyiciye güven veriyor.
Fuarda dikkat çeken bir unsur, seramik ve fotoğraf işlerin artmasıydı. Seramik adeta yükselen trend. Bu yıl CI 21. Edisyonu’na doğru hazırlanırken, güzel bir haberi de sizlerle paylaşalım. 2027’de CI Bloom’un bir kardeşinin Kadıköy yakasında olacağı, bu konuda çalışıldığını öğrendik.
Bu yıl fuara katılan dört sanat inisiyatifinden ikisi, Antalya ve Diyarbakır olmak üzere İstanbul dışındandı. Diyarbakır’dan gelen Loading Art Space ve Rıdvan Kuday Gallery oldukça ilgi çekti. Fuarın nasıl geçtiğini, katılan galerilerden birkaç tanesiyle beraber değerlendirdik ve sizler için seçtiğimiz genç sanatçılardan örneklendirdik. Bakın neler dediler:

Rıdvan Kuday Gallery
“Ben resim öğretmeniyim, kendi ilgimle galeriyi açtım. Sanat sektöründe Diyarbakır’dan çok İstanbul’da tanınıyoruz. Çünkü yaptığımız işler takdir görüyor. Diyarbakır’da nasıl ayakta duruyoruz? Diyarbakır’da koleksiyonerlik bilinci daha artmadı; resim alma ve sanat eserlerine yatırım yapma kültürü yok. Evet; sanayide, turizmde ekonomi yüksek ama bu kaynaklar sanata hiç gelmiyor. Bizim kendi çabamızla birkaç projemiz var.
Bunlardan biri şu ki, İstanbul’dan popüler birkaç koleksiyoneri Diyarbakır’a davet edip, oradaki iş dünyası ile buluşturan organizasyonlar yapmak istiyorum. En azından bir rol model oluşturabilirler. Kendi hikayelerini oradaki sanatsever insanlara anlatmalarını sağlamalıyız. Sanatçılarımızı da bir sergi dahilinde tanıtarak bir şey yapmayı düşünüyoruz. Bölgede tek çağdaş sanat galerisiyiz.”
O zaman çok tanınacaksınız. İlk olduğunuz için…
“Buraya ikinci defa katılıyoruz. Daha önce 2020’de 18. Contemporary Istanbul’a da katılmıştık. İyi sanatçılarımız var. Bölgede üretim çok fazla. O sanatçıları biz burada göstermek zorundayız. Şöyle bir şey oldu; o kadar iyi bir izleyici kitlesi var ki, sadece bunu ekosisteme katamadık.”
Yavaş yavaş olacaktır; CI da 20 senedir adım adım büyüdü.
“Evet, haklısınız. Bir günde olmuyor. Sonuç itibariyle bizim orada kapanma lüksümüz kalmadı. Çünkü kendi bölgemde en az 10 tane atölye kuruldu, etrafımda yani. Biz buraya katıldıkça sanatçı da kendini geliştiriyor, çünkü burada görünür olmak istiyor.”
Destek alıyor musunuz?
“Hiçbir destek almıyoruz; ancak CI tarafından uygulanan bir indirim varsa bize de uyguluyorlar.”

C.A.M. Gallery / Sevil Binat
“Biz bütün Contemporary Istanbul fuarlarına ilk edisyondan beri katılıyoruz. Gerek özel müzelerin gerek kamu müzelerinin yeterli sayıda olmadığı bir sanat ortamında, fuarların halkı bilinçlendirmek, eğitmek ve çağdaş sanatı göstermek adına da çok önemli bir işlevi olduğunu düşünüyorum. Sadece ticari açıdan değil; izlenilmesi, şahit olunması, iyi sanatın görülmesi, bir yerde kamunun yapamadığını yapmak aslında. Çünkü halka ne verirseniz onu alır, o görülür. Mühim olan, sürekliliğin ve istikrarın sağlanması.
Tabi çok önemli bir konu da keşke biraz daha da ticari kaygılardan uzak katılabilsek. Bir de bugün artık galeriler çok gezilmiyor. Yaklaşık 4-5 senedir bu gitgide artıyor maalesef. Açılışlar evet kalabalık. Sizin vesilenizle mesaj vermek isterim; koleksiyonerleri de izleyicileri de daha çok galeriye çağırıyoruz. Bu eserlerin orjinallerini görmek, pdf’ten görmekten tabii ki daha kıymetli.
Fuarlara katılmak aynı zamanda bir sosyallik. Sadece sanatçının görünürlüğü değil, gezenlerin ve koleksiyonerlerin de görünürlüğü oluyor. O da sanatın işine yarıyor. Ve bir galeriyi ayda 500 kişi, 1000 kişi gezerken, burada 5 günde 10 binlerce kişi geziyor. Burada katılım tabii ekonomik şartlara, giriş ücretlerine göre değişkenlik gösteriyor. Bir de genç sanatçılar olayı var. Onu sormuştunuz. Çok ilginç çalışmaya başladığımız sanatçılar var. Mesela, Handan Akarsu. Yeni başladığımız, BASE’den bize gelen sanatçılardan.”

OffgrId Art Project / İpek Eyüboğlu
“Merhaba, ben İpek Eyüboğlu, Offgrid Art Project’in kurucusuyum. Çok genç bir sanat galerisi olarak, CI Bloom döneminde yaklaşık bir buçukuncu yaşımızdayız. İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde mekanımız. Fuara özellikle koleksiyonerlerle karşı karşıya gelmek için, tanışmak için ilk kez katılıyoruz. Buranın daha derli toplu bir fuar olması, sadece Türkiye’de bulunan galerilerden oluşması, bizim görülmemiz için daha mümkündü. Bu fuara da daha önce Offgrid’de sergi yaptığımız Otmar Uras’ın sahibi Eda Uras ile partner olarak beraber katıldık.
CI Bloom’da da ilk günden beri standımıza yoğun bir ilgi vardı. En çok Leyla Borovalı’nın seramikleri ve Yunus Aras’ın duvarı ilgi çekti. Heykel ve seramik, yani üç boyuta bir ilgi var kesinlikle. Sanatçılarımızdan örnek olarak Yunus Aras, henüz 25 yaşında. Kendisi farklı materyallerle çalışmayı çok seviyor. Hatta bu materyallerin farklı kullanımlarıyla da çok ilgileniyor. Mesela pirinç dökümler, beton parçalarını kullanıyor.”

Ruzy Gallery / Esra Çevik
“Ruzy olarak bu fuara ilk defa katılıyoruz. Daha önce Contemporary Istanbul’a katılmıştık. Buraya gelenlerin sadece sanat eseri izlemeye geldiğini gözlemliyoruz. Blinçli bir izleyici. Mesela insanlar sanatçıları tanıyorlar, o da bizim çok hoşumuza gidiyor. Özellikle yabancı sanatçıları yurt dışında görüp, burada da görüyor olmaları hepimizi mutlu ediyor. Mesela; Adam Parker, Anne Von Freyburg gibi…
Ben, Maria Bang Espersen’in işlerini de çok beğeniyorum.
“Evet öyle. Ancak buraya getiremedik, muhafazası özen istiyor.”
Vildan Hoşbak’tan bahsedelim mi?
“Vildan, Aydın’da yaşıyor, minyatürler yapıyor. Çok seviyoruz Vildan’ın işlerini. Eserinin adı “Gök Kubbe”. Vildan daha çok Osmanlı döneminin son dönemleri 1800’ler, 1900’ler döneminden bir gök kubbe yaptı. Ama bu aslında bir gözlemevi. İçeride görüyorsunuz bir teleskop var. Etrafı da camüstü çini işi. Biz bu süreçte tabii yeni genç sanatçılarla çalışmak istiyoruz. Özellikle Türk sanatçı arıyoruz. Biz de genç bir galeriyiz çünkü. Beraber büyümek istiyoruz. Yabancı sanatçı portföyümüzü halihazırda oluşturduk.”

LoadIng art Space / Diyarbakır
“Loading, 2017 yılında Diyarbakır’da kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir sanat inisiyatifi. Özellikle Diyarbakır ve çevre illerdeki sanatçıları desteklemek ve onların yaptığı işleri arşivlemek üzerine bir misyon taşıyor. En son benim de dahil olduğum bir “Artist Exchange” dediğimiz, Avusturya hükümeti ile Diyarbakır arasında bir sanatçı değişimi oldu. Ben oraya gittim. Oradan da bir sanatçı, şu anda Diyarbakır’daki programını devam ettiriyor. Önemli bir uluslararası tarafı da var.
Burada da CI Bloom için inisiyatiflere ayırılan dört alan var. Loading de onlardan bir tanesi. Biz de sanatçılarımıza bu alanı tahsis ettik. Bizim yaklaşık on üç tane sanatçımız var. Çoğu Diyarbakırlı ve çevre illerden. Biz geçen sene de CI Bloom’a katılmıştık; davet ettikleri sürece de katılmayı isteriz.”

SANATORIUM
“Gerek katılan galeriler gerek gelen izleyici kitlesiyle bu yıl daha iyi bir fuardı. İlk gün özellikle çok güzel bir kalabalık vardı.”
Erol Eskici’den bahsedelim mi?
“Kendisi 1984 doğumlu. Mimar Sinan Üniversitesi mezunu. Şu an yaşamına ve üretimine Almanya’da devam ediyor. 25 Nisan’da Almanya’da bir solo sergisi olacak. Bu işleri Türkiye’de ilk kez sergiliyoruz, ilk kez izleyiciyle buluşuyoruz.
Peki, ne görüyoruz burada?
“Sanatçı genel olarak insan ve doğa ilişkisinde işler üreten bir sanatçı. Burada da yine insanı görüyoruz ama insanın sadece hareketini okuyabiliyoruz. Sadece bedenin hareketini, direkt olarak insanı değil. Sanatçı, bu seride her bir iş için ayrı bir fırça üretiyor. Fırçayı ürettikten sonra tek bir hareketle şeklini veriyor. O hareketi gördüğümüz bir iş, dinamikliğini gördüğümüz bir iş diyebiliriz.”

Summart / Cem Karakaya
“Summart, kuruluş amacı gereği zaten motivasyonu hep genç sanatçıları yüceltmek, onların yolunu açmak olan bir galeri. Başta bir inisiyatif olarak kuruldu. 10 yıldır da galeri mekanımız var. Şu an 11 sanatçının yüzde sekseni diyebilirim ki 30 yaşın altında. Yiğit Can Alper, ilgilendiğiniz sanatçı 35 yaşında. Selin Gençoğlu, 2000 doğumlu. Sanat tarihinden en ikonik sahneleri alıp, kendi dilinde yorumluyor. İçimizdeki şeytanlar olarak görüyor onları.
Yine otuzlarının başında Seda Gazioğlu var. Onun da son solo sergisini biz yaptık eylülde. Şimdi Londra’daki büyük galerilerin dikkatini çekmeye başladı ve büyük galerilerin küratörleri onunla tanışmak istiyor. Biz de gururlanıyoruz. Yine Selin Ökten, yanılmıyorsam 2000 doğumlu. O da resim serisiyle aramızda. Selin, çok yönlü bir sanatçı. Hem mimar hem boş vakitlerinde bir marangoz atölyesinde çalışıyor Londra’da. Orada okumuş zaten. Yani genç sanatçılar ilk sergilerini gelsinler bizde yapsınlar, gerekirse daha doğru galerilere istedikleri zaman geçsinler. Biz hep bir basamak gibi kariyerlerinde olmak istiyoruz.
Ali Ömer Erener, tuval işleriyle aramızdaydı. Kağıt işleri de var. 99 doğumlu. Özellikle yaşları belirtiyorum ki gerçekten çok ciddiyiz bu konuda. Gençlere önayak olmak konusunda. Onur Kaymak, 96 doğumlu. İki sene önce bizde ilk solo sergisini açtı. Düzenli çalışıyor, herkes fotoğraf sanıyor. Uzaktan çok inanılmaz bir tekniği var. CI Bloom’a yeni galerilerin katılması da güzel. Satışlardan biz çok memnunuz. Özellikle de genç sanatçılardan. Tabi rüştünü ispat etmiş sanatçılarımız da var, gayet iyiler.”
